Barajda su tutulmaya Ağustos 2019 tarihinde başlanmış, ilk türbin ise 19 Mayıs 2020’de yapılan törenle devreye alınarak enerji üretimine başlanmıştır.
Baraj tamamlandığında:
6 türbinle toplam 1.200 megavat kurulu güç, Yıllık yaklaşık 4,1 milyar kilovatsaat elektrik üretimi, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine büyük katkı sağlamıştır.
Enerji üretiminin yanı sıra bölgeye istihdam ve kalkınma anlamında da önemli katkılar sunan bu dev proje, Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun vizyoner liderliğinde hayata geçirilmiştir. Eroğlu’nun sadece su ve enerji alanında değil, tarihî ve kültürel mirasın korunması konusunda da örnek adımlar attığı bu süreç, dünya çapında ilgi görmüştür.
Bu projelerden biri de, Ilısu Baraj Gölü altında kalma riski taşıyan 550 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasıdır.
Batman’ın Hasankeyf ilçesinde bulunan, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın 1473’te Otlukbeli Savaşı’nda ölen oğlu Zeynel Bey adına inşa edilen türbe, baraj nedeniyle su altında kalacağından dolayı 12 Mayıs 2017 tarihinde büyük bir mühendislik operasyonuyla yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki Hasankeyf Yeni Kültürel Park Alanı’na taşındı. Türbenin taşınması, Türkiye’de ilk kez uygulanan tekniklerle gerçekleşti.
Taşıma işlemi için 8 adet Kendinden Tahrikli Modüler Taşıyıcı (SPMT) kullanıldı.
08.00’de başlayan taşıma işlemi, yaklaşık 3,5 saat sürdü ve saat 11.35’te başarıyla tamamlandı.
Türbenin yeni yerine tam olarak oturtulması işlemlerinin ise 3 gün sürmesi planlandı.
Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bu süreçte sadece bir baraj inşa etmekle kalmayıp, tarihe ve kültüre sahip çıkmanın da mümkün olduğunu gösterdi.
Yabancı uzmanların “bu yapı taşınamaz” uyarılarına rağmen, Eroğlu’nun öncülüğünde gerçekleşen bu taşınma işlemi, Türkiye mühendislik tarihine altın harflerle kazındı.
“Yaparsak biz yaparız!” diyen Eroğlu’nun bu sözleri, hem Ilısu Barajı’nın tamamlanmasında hem de Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasında gerçek oldu.
Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun ismi, sadece su, enerji ve çevre projeleriyle değil; kültürel mirasa sahip çıkma konusundaki kararlılığıyla da daima hatırlanacaktır.

“Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı, Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden biridir. Türkiye’nin 70 yıllık rüyası olan baraj, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük liderliğinde ülkemize kazandırdığımız muazzam projelerden biridir.
Dicle Nehri üzerinde inşa ettiğimiz en büyük proje olan baraj dolayısıyla tarihi Hasankeyf şehrinde bazı alanların sular altında kalma durumu ortaya çıkmıştı. Tarihi Hasankeyf ilçesi, Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir olarak iki kısımdan meydana gelmektedir. Aşağı Şehir, eski yerleşim yerlerinin olduğu ve tarihi eserlerin yoğunlukta olduğu bölgedir. Yukarı Şehir ise sonradan yerleşim yeri haline getirilen alandır. Hasankeyf’in %80’i baraj göl alanından etkilenmezken sadece %20’lik kısım sular altında kalmaktadır.
Ilısu Barajının yapılma kararı ve inşaat çalışmalarının başlamasıyla birlikte ilk önceliğimiz bölgede bulunan zengin tarihi ve kültürel eserlerin korunması, restorasyonu ve taşınacak eserlerin baraj göl alanından çıkarılması noktasında çalışmalara başlamak olmuştur.
Dünya’da eşi ve benzeri olmayan bir projeyi burada uyguladık. Adeta iğneyle kuyu kazar gibi her bir eseri tek tek inceledik ve küçük bir çocuğun üzerine titrer gibi gerekli koruma programlarını hazırladık.
Şayet baraj alanında tarihi ve kültürel varlıklar olmamış olsaydı biz bu barajı dörtte bir sürede tamamlayabilirdik. Ama bizim önceliğimiz hem kaybolmaya yüz tutmuş eserleri gün yüzüne çıkarmak hem de kültürel eserleri korumak olmuştur. Ayrıca bu tarihi ve kültürel eserlerin korunması için ayrılan ödenek Dünya’da eşi benzeri olmayan büyüklüktedir.

Zeynel Bey Türbesinin Taşınması…
Zeynel Bey, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğludur. 11 Ağustos 1473 tarihindeki Otlukbeli Meydan Muharebesinde vefat etmiştir. Zeynel Bey Türbesi, babası tarafından inşa ettirilerek 1477 yılında tamamlandığı düşünülmektedir. Artuklular döneminden kalma olan türbe takribi olarak 55 yıllık tarihi bir yapıdır. Bu tarihi yapıyı taşımaya başlamadan önce türbenin eski yerinde güçlendirme çalışmalarını yaptık.
Tarihi eserlerin taşınması, ülkemizde ilk defa uygulanacak bir durum olması ve hatta bu büyüklükteki yapıların Dünya’da bile ilk defa taşınacak olması omuzlarımızdaki yükü daha çok arttırıyordu. Adeta kılı kırk yararcasına çalışıyor, saatlerce toplantı yapıp taşıma işleminin her bir saniyesini dahi planlıyorduk. Bilim Komisyonu ile birlikte yapmış olduğumuz toplantılar neticesinde taşıma seçeneklerinin hepsi masaya yatırmış ve nihayetinde 1.150 ton ağırlığındaki tarihi türbe için “Tek Parça Halinde Taşıma Yöntemi” üzerinde karar kılmıştık.

Zeynel Bey Türbesi, mevcut yerinden 64 metre üst kotta ve 1.935 metre uzaklıktaki yeni yerine taşınacaktı. Taşıma işleminden önce yeni temel, beton yol ve indirme platformunun imalatları tamamlandı. Bütün süreci planlamıştık ama yine de bir hataya mahal vermemek için önce bu taşıma işinin bir provasını yapmak gerekiyordu. Yani türbenin ağırlığı kadar, hatta daha ağır beton blokları aynı güzergâh üzerinde taşıyarak prova yapılmasına karar verdik.
Prova taşıma işlemi, 8 adet kendinden tahrikli modüler taşıyıcı (Self-Propelled Modular Transporter, SPMT) ile gerçekleştirilecekti. Zeynel Bey Türbesinin deneme taşıma işlemi için (2×2×2.5 m) boyutlarında betonarme bloklar hazırlandı. Taşıma yolunun testi, Zeynel Bey Türbesinden % 40 daha fazla bir yük ile 27-28 Nisan 2017 tarihlerinde başarıyla gerçekleştirildi. Bu işlem, azda olsa rahatlamamızı sağlamıştı ama yine de gerçek türbenin taşınması daha stresli olacaktı.

Taşıma işlemine geçilmeden önce ilk olarak 30 cm kalınlığındaki kaldırma temeli tamamlandı. 28 adet, 50 cm çapında kaldırma delikleri açıldı ve özel harç ile doldurulma işlemi yapıldı. Ardından 44 adet hidrolik kaldırma krikolarının ayakları tamamlandı. Türbenin içten kesim işlemi tamamlandı ve hidrolik krikolarla türbe 2 cm yukarı kaldırılarak taşımaya hazır hale getirildi. 90 cm yüksekliğinde art germe uygulanarak kaldırma plağı tamamlandı ve 44 hidrolik kriko yerleştirildi.
Nitekim tarihler 11 Mayıs 2017’yi gösteriyordu ve sadece 24 saat sonra bölgenin en önemli eserlerinden Zeynel Bey Türbesini taşıyacaktık. O gece heyecandan gözüme uyku girmedi.
12 Mayıs 2017 Cuma günü sabah saat 07.45’de “Bismillah” diyerek tarihi türbenin yolculuğunu başlattık. Ben, Bakanlık binasından gazeteci ve basın mensupları ile video konferansla alana bağlanarak, taşıma işlemini bizzat komuta ettim. DSİ Genel Müdürüm ve ilgili arkadaşlar taşıma mahallinde tarihi yolculuğa şahitlik ettiler.

Bütün halk alana toplanmış bu eşsiz ana şahitlik ediyorlardı. Ulusal ve çok sayıda uluslararası televizyon da bu anı canlı olarak ekranlara taşımıştı. Tarihi Türbe adım adım yeni yerine gidiyordu. 3 saat 55 dakikalık bir zaman diliminin ardından saatler 11.40’ı gösterirken türbe yeni yerine ulaşmıştı.
Büyük bir heyecanın ardından hepimiz derin bir nefes almıştık. Bu tarihi hadiseye şahitlik etmek ve bu taşıma işleminin içinde bulunmak inanılmaz bir duyguydu. Neticede tarihi yapı hedefine ulaşmış ve biz de üzerimizdeki mes’uliyetin ağırlığından az da olsa sıyrılmıştık.
Taşıma işlemiz tamamlanmıştı ama tarihi türbe henüz yerine tam olarak yerleştirilmemişti. 12 Mayıs 2017’de yapılan taşıma işleminden 3 gün sonra tarihi türbenin taşındığı yeni yerinde zemine yerleştirme işleminin gerçekleştirilmesi gerekiyordu.

O dönem Kültür ve Turizm Bakanı olan Sayın Prof. Dr. Nabi Avcı Bakanımızın da teşrifleriyle, Türbenin yeni yerine yerleştirme ve sabitleme işlemine birlikte şahitlik ettik. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün konferans salonunda program gerçekleştirerek, Türbenin bulunduğu alana canlı bağlantı yaptık. 15 Mayıs 2017 tarihinde şahsım ve Sayın Bakanımız Prof. Dr. Nabi Avcı’nın butona basmasıyla tarihi türbe ebedi istirahatgahında yerini almıştı.
Yapmış olduğumuz bu muazzam ve titiz çalışma neticesinde yok olmaya yüz tutmuş tarihi Zeynel Bey Türbesi, korunmuş ve gelecek nesillere bir miras olarak yeni yerinde ziyaretçilerini ağırlamaktadır.”

