Mısırlıoğlu, “Karacaörenli hemşehrilerimize adeta bir deli dumrul yasası dayatılarak büyük bir mağduriyet oluşturulmak isteniyor. Biz buna itiraz ediyoruz. Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Vatandaşın rızası olmadan bir tane çöpüne dahi dokunamazsınız. Anayasa vatandaşımızın malını, canını ve hakkını güvence altına almıştır” dedi. Uygulamanın vatandaşın mülkiyet hakkına zarar verdiğini savunan Mısırlıoğlu, “Anayasayla vatandaşının malını güvence altına alan bir devlet, kendi eliyle vatandaşının malına deli dumrul yasaları uygulayamaz. Bunun adı çökmektir arkadaşlar!” diye konuştu. Çevredeki kasaba ve köylerde benzer uygulamalar sonrasında mağduriyetler yaşandığının kendilerine aktarıldığını belirten Mısırlıoğlu, “Yaşanan mağduriyetleri bile bile Karacaörenliyi de aynı dayatmayla karşı karşıya bırakamazsınız” ifadelerini kullandı.
‘BU MİLLETİN SİZE BUGÜN İHTİYACI VAR’
İl Başkanı Mısırlıoğlu konuşmasında AK Parti Afyonkarahisar milletvekillerine seslenerek şunları söyledi: “Sayın Ali Özkaya, neredesin kardeşim? Sayın İbrahim Yurdunuseven, neredesin kardeşim? Sayın Hasan Arslan, neredesiniz kardeşim? Bu memleketin oylarıyla Meclis’e gittiniz. Bugün Karacaörenlinin yanında olmayacaksanız hangi gün burada olacaksınız?” MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak’a da seslenen Mısırlıoğlu, “Sayın Taytak, neredesiniz? Neden bugün kulaklarınız sağır, dilleriniz lâl, gözleriniz kör oldu? Bu milletin size bugün ihtiyacı var” dedi.
‘SİYASİ HESAPLARI BIRAKIN, VATANDAŞIN YANINDA OLUN’
Meselenin siyasi parti ayrımı gözetilmeden ele alınması gerektiğini vurgulayan Mısırlıoğlu, bütün siyasi partilerin temsilcilerini Karacaören halkının yanında durmaya çağırdı. Mısırlıoğlu, “Bir oy hesabıyla değil, bir menfaat hesabıyla değil, siyasi ikbal hesabıyla değil; kendi öz memleketimizde kendi insanımızın garip ve yalnız kalmaması için topyekûn burada olmamız lazım” ifadelerine yer verdi. Bölgede bulunan iş makinelerine de tepki gösteren Mısırlıoğlu şunları kaydetti: “Burada dayatılan bu kepçeler derhâl burayı terk etsinler! Hangi yasayla, hangi kanunla gelip kasabamızın dibine dayandılar? Benim köyümde benim milletimi yalnız mı zannettiniz? Böyle bir şey olamaz.”

