Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

‘Kuşatma altında beyaz önlük: Gazze’de tıp eğitimini sürdürmek’ etkinliği düzenlendi

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” programında, savaşın Gazze’deki tıp eğitimine ve sağlık altyapısına verdiği zarar ele alındı. AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, Gazze’de sağlık sisteminin yeniden kurulmasına yönelik Türkiye’deki sağlık üniversiteleriyle çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen “Gazze İçin Bilim Kafe” programında,

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından, Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda gerçekleştirilen “Gazze İçin Bilim Kafe” etkinliğinde, Gazze’de savaş koşullarına rağmen eğitimlerini sürdürmeye çalışan tıp öğrencileri ve akademisyenlerin yaşadığı zorluklar masaya yatırıldı.  “Kuşatma Altında Beyaz Önlük: Gazze’de Tıp Eğitimini Sürdürmek” başlığıyla gerçekleştirilen programda, bölgede yükseköğretim ve sağlık hizmetlerinin geldiği nokta ile geleceğe yönelik çözüm önerileri değerlendirildi.

 TÜRKİYE’DEN GAZZE’NİN SAĞLIK EĞİTİMİNE DESTEK HAZIRLIĞI

Programda konuşan AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, Gazze’nin sağlık altyapısının yeniden oluşturulması konusunda Türkiye’deki sağlık üniversiteleriyle ortak çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Aslan, Gazze’de bulunan öğrencilerin Türkiye’ye getirilerek burslu şekilde sağlık alanlarında eğitim almalarının planlandığını belirtti. Projenin temel hedefinin, öğrencilerin Türkiye’de eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek Gazze’nin sağlık sistemine katkı sunmaları olduğunu ifade etti. Ancak Gazze’ye giriş ve çıkışların mevcut şartlarda mümkün olmamasının projenin uygulanmasının önündeki en önemli engel olduğuna dikkat çeken Aslan, şartların uygun hale gelmesi halinde tıp, diş hekimliği ve diğer sağlık branşlarında öğrenci ve sağlık personeli yetiştirilmesi için AFSÜ’nün sorumluluk almaya hazır olduğunu kaydetti.  Rektör Aslan ayrıca çevrim içi eğitimlerin yanı sıra şartların elvermesi durumunda yüz yüze eğitim faaliyetlerinin de yürütülebileceğini ifade etti.

ÜNİVERSİTELER AĞIR DARBE ALDI

Gazze doğumlu akademisyen Usame Rakip ise etkinlikte bölgedeki eğitim ve sağlık sisteminin mevcut durumuna ilişkin bilgiler verdi.  Gazze’de tıp eğitiminin 1999 yılında El-Ezher Üniversitesi’nde, 2006 yılında ise Gazze İslam Üniversitesi’nde başladığı aktarılırken, savaşın yükseköğretim altyapısında büyük yıkıma yol açtığı belirtildi. Gazze’deki 19 yükseköğretim kurumunun yıkıldığı veya ağır hasar gördüğü, çok sayıda üniversite binasının kullanılamaz hale geldiği ve 80 binden fazla öğrencinin yükseköğretim imkanından mahrum kaldığı ifade edildi.  Bölgede görev yapan akademisyenler de ağır kayıplar yaşadı. Yaklaşık 2 bin öğretim elemanından 241’inin hayatını kaybettiği, tıp fakültelerinde ise 58 öğrenci ile 8 öğretim üyesinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.

TÜRK FİLİSTİN DOSTLUK HASTANESİ DE YIKILDI

Programda Gazze’de Türkiye tarafından inşa edilen Türk Filistin Dostluk Hastanesi’nin durumu da gündeme geldi.  TİKA aracılığıyla yapımına 2011 yılında başlanan ve 2017’de hizmete giren hastanenin yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiği belirtildi. Yaklaşık 33 bin metrekarelik alana sahip hastanede 4 ameliyathane ve 180 odanın bulunduğu ifade edildi. Gazze’de kanser hastalarına hizmet veren önemli sağlık merkezlerinden biri olan hastanenin, 2023 yılında yakıt sıkıntısı nedeniyle faaliyetlerini durdurduğu, 21 Mart 2025 tarihinde ise yanında bulunan tıp fakültesiyle birlikte yıkıldığı aktarıldı. Hastanenin faaliyet gösterdiği dönemde yılda yaklaşık 30 bin hastaya hizmet sunduğu ve 1.700 tıp ile sağlık öğrencisinin eğitimine katkı sağladığı belirtildi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ KAYBI SİSTEMİ FELÇ ETTİ

Gazze’deki sağlık sisteminin yaşadığı kayıpların yalnızca binalarla sınırlı olmadığı da vurgulandı. Savaş sürecinde yaklaşık 1.700 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, bunlar arasında 150 uzman hekimin bulunduğu ifade edildi. Tanı hizmetlerinde de ciddi sorunlar yaşandığı belirtilirken, savaş öncesinde Gazze’de görev yapan dört patoloğun ikisinin hayatını kaybetmesinin patoloji hizmetlerinin kapasitesini yarı yarıya düşürdüğü aktarıldı.

GAZZELİ TIP ÖĞRENCİSİ YAŞADIKLARINI ANLATTI

Etkinliğin dikkat çeken konuşmacılarından biri de AFSÜ Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Mona Abu Kamar oldu. Gazze’den eğitim amacıyla Türkiye’ye gelen Abu Kamar, üniversiteye uzanan yolculuğunu ve ailesinden ayrılma sürecini katılımcılarla paylaştı. Dokuz kişilik bir ailede yedi kardeş olduklarını ve beş kardeşinin tıp eğitimi aldığını belirten Abu Kamar, Gazze’deki üniversitelerde kontenjanların sınırlı olması ve eğitim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle yaklaşık altı yıl önce Türkiye’ye geldiğini anlattı. Türkiye’yi tercih etmesinde kaliteli tıp eğitiminin yanı sıra klinik eğitim döneminde hastanelerde aktif olarak uygulama yapabilme imkanının etkili olduğunu dile getiren Abu Kamar, babasıyla birlikte Gazze’den ayrılarak Mısır üzerinden Türkiye’ye ulaştıklarını söyledi.  Mısır sınırında yaklaşık bir gün beklediklerini anlatan Abu Kamar, ardından Kahire ve İstanbul üzerinden Afyonkarahisar’a geldiklerini ifade etti.

 ‘HAYATIMDA İLK KEZ BABAMIN GÖZYAŞLARINI GÖRDÜM’

Afyonkarahisar’a ulaştığında kendilerine yardımcı olan Suriyeli bir öğrencinin yurt bulma konusunda destek verdiğini ve şehri tanıttığını belirten Abu Kamar, babasının ise kendisiyle yalnızca üç gün kalabildiğini söyledi. Babasının daha sonra Gazze’ye geri döndüğünü anlatan Gazzeli öğrenci, o ayrılık anını şu sözlerle dile getirdi. Etkinlikte, Gazze’de eğitim ve sağlık hizmetlerinin yeniden ayağa kaldırılması için uluslararası ve akademik dayanışmanın önemine dikkat çekilirken, Türkiye’deki sağlık üniversitelerinin bu süreçte üstlenebileceği roller de değerlendirildi.