Programda Mevleviliğin ikinci büyük merkezi olarak anılan Afyonkarahisar’ın, Sultan Divani Hazretleri sayesinde bu konuma geldiği vurgulandı. Hacer Aran, Sultan Divani’nin 25’e yakın Mevlevihane açarak bu kültürün yurt dışında bile tanınmasına vesile olduğunu belirtti. “Japonya’dan Afrika’ya kadar Mevlevilik biliniyorsa bunda Sultan Divani’nin payı büyüktür” diyen Aran, Mevleviliğin yalnızca dini bir yapı olmadığını, aynı zamanda sosyal hayatı da şekillendirdiğini ifade etti.
Söyleşide ayrıca kadınların Mevlevihanelerde postnişinlik yapabilmesi, Mevleviliğin cinsiyetten bağımsız bir ruh yolculuğu sunduğu gibi konular da detaylıca ele alındı. Şifalı aşure geleneğinden de bahseden Aran, aşurenin 40 kapıdan toplanan 40 çeşit malzemeyle hazırlanmasının birlik ve beraberliği temsil ettiğini söyledi.
Yerli ve yabancı birçok ziyaretçinin Mevlevi Konağı’nı özellikle araştırarak geldiklerini kaydeden Aran, “Biz Uluslararası Mevlevi Kültürünü Yaşatma Derneği olarak bu değerleri korumak için elimizden geleni yapıyoruz. Ama bu yalnızca bizim çabamızla olacak bir iş değil. Herkesin bu kültüre sahip çıkması lazım” dedi.
Programın sonunda Havva Satılmış, Hacer Aran’a teşekkür ederek, “Bugün aslında biz ona konuk olduk. Mevleviliği, aşureyi, birlik olmayı konuştuk, karanfilli şerbetimizi içtik. Hepimiz için huzur veren bir sohbet oldu” ifadelerini kullandı.





