Dünyada ve Türkiye’de önemli jeotermal kaynak potansiyeline sahip illeri arasında yer alan Afyon’da, tarımsal üretimde yer altı kaynakların giderek daha etkin kullanılmaya başlanması yeni iş fırsatları doğarken, kırsal bölgelerde ekonomik hareketliliğin artmasına ve yeni iş alanlarının oluşmasına da katkı sağlıyor. Özellikle seracılık alanında değerlendirilen jeotermal enerji, üreticilere mevsim şartlarından daha az etkilenerek üretim yapma imkânı sunuyor. Geleneksel seracılıkta en büyük gider kalemlerinden biri olan ısıtma maliyetleri, jeotermal kaynakların kullanılmasıyla azaltılabiliyor. Yer altından çıkan sıcak suyun sera alanlarında kullanılması sayesinde bitkilerin ihtiyaç duyduğu sıcaklık dengesi korunurken, üretim süreci daha kontrollü hale geliyor.
JEOTERMAL ENERJİ DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ÜRETİM MODELİ OLUŞTURMASINA YARDIMCI OLUYOR
Jeotermal enerjiyle çalışan seralarda yılın farklı dönemlerinde üretim gerçekleştirilebiliyor. Bu durum, özellikle kış aylarında üretimin devam etmesini sağlarken, piyasaya düzenli ürün arzı yapılmasına da katkı sunuyor. Kontrollü ortamda gerçekleştirilen üretim sayesinde ürün kalitesinin artırılması, yetiştirme sürelerinin daha iyi planlanması ve verimliliğin yükseltilmesi hedefleniyor. Modern sera teknolojileriyle birlikte kullanılan jeotermal enerji, üreticilerin daha sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmasına yardımcı oluyor. Afyon’da jeotermal seracılığa yönelik yatırımların artması, tarım sektöründe yeni bir ekonomik alan oluşturuyor. Büyük ölçekli sera projeleriyle birlikte üretim kapasitesinin artırılması, bölgedeki tarımsal çeşitliliğin gelişmesine katkı sağlıyor. Jeotermal kaynakların değerlendirilmesiyle birlikte yalnızca sebze üretimi değil, farklı tarımsal ürünlerin yetiştirilmesine yönelik çalışmalar da önem kazanıyor. Bu yatırımlar, kırsal bölgelerde ekonomik hareketliliğin artmasına ve yeni iş alanlarının oluşmasına da katkı sağlıyor.
İHRACAT KAPASİTESİNİ ARTIRMASI BEKLENİYOR
Afyon merkez, Sandıklı ve Çobanlar’daki binlerce dönümlük jeotermal seralar, ilin tarımsal ürünlerde ihracat potansiyelini de güçlendiriyor. Yıl boyunca üretim yapılabilmesi, dış pazarlara yönelik planlı tedarik süreçlerinin oluşturulmasına olanak sağlıyor. Afyon’un jeotermal zenginliği ile tarımsal üretim gücünün bir araya gelmesi, kentin tarım ekonomisinde daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sunuyor. Önümüzdeki dönemde jeotermal destekli sera yatırımlarının artmasıyla birlikte bölgedeki üretim hacminin daha da büyümesi bekleniyor.
Öte yandan,Jeotermal kaynak potansiyelinde Avrupa’nın birinci, dünyanın dördüncü ülkesi olan Türkiye’de birçok farklı noktasındaki jeotermal kaynakla önde gelen bir il olan Afyon’daki seralarda üretilen tarımsal ürünler dünyaya ihraç ediliyor.
JEOTERMAL KAYNAKLAR MİLLETİN ORTAK REFAHINA HİZMET EDER NOKTAYA TAŞINMALI
Anadolu coğrafyasının binlerce yıldır jeotermal zenginlikle bütünleşen, yerleşimini de jeotermal kaynakların bulunduğu yerlerde yapan bir coğrafya olduğunu hatırlatan Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin ‘2053 Net Sıfır’ vizyonunun gerçekleşmesine katkı sağlayacak en temel enerji kaynakları arasında jeotermalin önemli bir yeri olduğunu belirtti.
Dünyadaki jeotermal uygulamaları arasında teknoloji seviyesi en yüksek uygulamaların Türkiye’de bulunduğu bilgisini veren Kındap, sonsuz doğal jeotermal kaynakların milletin ortak refahına hizmet eder noktaya taşıması gerektiğini belirterek, “Türk jeotermal sektörü olarak yatırımcılarımız, mühendislik birikimimiz, insan kaynağımız ve finansman gücümüz ile bu büyük vizyonun ateşleyicisi olmaya hazırız” dedi.

