Türkiye’de 30 yıl önce başlayan ve giderek ülkenin tamamında uygulanmaya başlanan ‘Taşımalı Eğitim Sistemi’nin eğitim kalitesine ciddi bir katkısı olmazken, her yıl çok sayıda öğrenci, okul servislerinin karıştığı kazalarda hayatını kaybediyor ya da yaralanıyor.
Bölgedeki köylerden Alanyurt Köyü Ortaokula getiren ve Adalettin T. (53) idaresindeki 03 UU 567 plakalı servis minibüsü Çatağıl köyü çıkışında sürücüsünün henüz belirlenemeyen sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Önceki gün meydana gelen kazada
İsmail Eser (11), Melisa Demirel (14), Nisa Eser (14), Teslime Eser (13), Damla Duran (11) hayatını kaybetti.
Atanmayı bekleyen yüz binlerce öğretmen varken, yürüme mesafesinde okula gitmesi gereken çocuklar, Türkiye’nin doğusundan batısına her gün kilometrelerce uzaklara taşınıyor. Önceki gün İscehisar’da okul servisinin kaza yapması sonucu 5 öğrenci hayatını kaybetti, 5 öğrenci de yaralandı. Aslında bu acı haber ne bir ilk ne de bir son. Gün geçmiyor ki yurdun değişik bölgelerinden kaza yapan taşımalı okul servisleriyle ilgili haberler yürekleri dağlamasın.
TAŞIMALI OTUZ YIL ÖNCE BAŞLADI
Öğrenci azlığı gerekçe gösterilerek 1990–1991 Eğitim- Öğretim Yılı’nda 9 ilde başlatılan taşımalı ilköğretim uygulaması her yıl arttırılarak yaygınlaştırıldı. Taşımalı eğitim istisna olmaktan çıkıp kırsal kesimlerde ‘eğitim sistemi’ olarak giderek yaygınlaştı. Köy okullarının kapatılmasının ardından öğrenciler, en yakındaki büyük merkezlere minibüs tipi okul servisleriyle taşınmaya başladı. Araçların eğitim yılı başındaki durumunu koruyup korumadıkları bile bilinmiyor.
KÖYLÜLER DE HOCASIZ KALDI
Zamanında milyonlarca lira harcanarak yaptırılan okullar ve öğretmen lojmanlarının çürümeye terk edildi. Kırsaldan öğretmenin çıkarılmasının sosyolojik sonuçlarına hiçbir kurum ya da kuruluş odaklanmadı. Köy okullarının kapanması veya açık kalsalar bile atama yapılmaması sadece çocukları öğretmensiz bırakmadı. Binlerce köyde yaşayan milyonlarca insan spordan sanata oldukça geniş bir yelpazede büyük bir misyonu temsil eden ‘hocalarından’ yoksun kaldı.
AİLELER YÜREKLERİ AĞIZLARINDA ÇOCUKLARINI BEKLİYOR
İscehisar’da yaşanan elim olay, bu faciaların ne ilkidir, ne de sonuncusu olarak kalacaktır. Sabahın köründe, çoğu kez kahvaltı bile yapmadan uyku sersemi, karlı, yağmurlu, sisli günlerde yola çıkan öğrenciler, birçok bölgede zorlu yolları aşarak okullarına ulaşabiliyor. Çocuklarını servisle okula gönderen aileler yürekleri ağızlarında çocuklarının eve dönmesini bekliyor. Eğitim camiasından bazı kişi ve kurumların “Taşıma eğitime son verilsin” çağrılarını ise şimdilik kimse duymuyor.
TAŞIMALI EĞİTİM FAYDALI OLDU MU?
Taşımalı sistemin başladığı 30 yıldan bu tarafa eğitim sisteminde elde edilen sonuçlar ise iç acı sonuçlar elde edilebilmiş değil. OECD tarafından 3 yılda bir düzenlenen ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren PISA testinin 2018 yılı sonuçlarına göre, Türkiye’den öğrencilerin yüzde 73’ünü temsil eden 186 farklı okuldan 6 Bin 890 öğrenci teste girdi. Türkiye “okuma, matematik ve fen bilimi” alanlarının tamamında OECD ortalamasının altında kaldı. Polat Yılmaz

