Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

‘Turizm deniz, kum ve güneşten ibaret değil’

TESK Genel Başkanı Palandöken: “Turizmde ülkemiz, dört mevsimin değerlendirileceği müstesna

TESK Genel Başkanı Palandöken: “Turizmde ülkemiz, dört mevsimin değerlendirileceği müstesna bir ülke. Yalnızca deniz, kum ve güneşten ibaret görürsek dünyadaki turizm pastasından hak ettiğimiz payı alamayız. Bu konuda çeşitlilik göstermeli ve ona göre alt yapı oluşturulmalı”

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ülkemizin turizm potansiyelinin yüksek olduğunun ve turizm faaliyetlerinin mutlaka çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi. Palandöken, “Turizmde ülkemiz, dört mevsimin değerlendirileceği müstesna bir ülke. Yalnızca deniz, kum ve güneşten ibaret görürsek dünyadaki turizm pastasından hak ettiğimiz payı alamayız. Bu konuda çeşitlilik göstermeli ve ona göre alt yapı oluşturulmalı” dedi.

TURİZMİ YILIN HER SEZONU CANLI TUTMALIYIZ

Türkiye’nin coğrafi konum, kültürel çeşitlilik, gastronomi, kongre ve sağlık gibi alanlarda da turist çekme açısından ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan TESK Genel Başkanı, şöyle devam etti: “Yapılan araştırmaya göre ülkemize gelen turistlerde sağlık için gelen 3 kat, gastronomi alanında 2 kat, toplantı ve kongreler için gelen turistler ise 4 kat daha fazla harcama yaparak ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu açıdan alternatif turizm alanlarına da ilgi göstererek esnafın ve tüm işletmelerin faydalanması için çalışmalar yürütmeliyiz. Turizmi 3 ay değil yılın her sezonu canlı tutmalıyız.”

‘TURİZM ÜLKEMİZ İÇİN SADECE DENİZ VE GÜNEŞTEN İBARET OLMAMALI’

Turizm gelirimizin istenilen seviyeye çıkması ve tüm sektörlerin turizmden hak ettiği payı alabilmesi için alternatif turizmin önemine işaret eden Bendevi Palandöken, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşadığımız dönem içerisinde turistler yalnızca denize girip güneşlenmekle yetinmiyor. Artık turizm faaliyetleri gidilen ülkelerin kültürünü, inancını, yaşam tarzını görmek için, yöresel yiyecekleri tadıp paylaşmak, sağlık ve spor müsabakalarına katılmak için de gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda özellikle sağlık turizm açısından son 15 yıl içerisinde ülkemize gelen turist sayısı 100 binlerden 2 milyonlara ulaştı. Bununla beraber diğer alternatif turizm alanlarında da önemli artışlar var. Gastronomi alanında dünyada önemli bir yerde olan ülkemiz için bu alana da ilgi arttırılmalı. Aynı zamanda toplantı ve kongre turizmi için de cazibe merkeziyiz. Kısacası turizmin her dalında en büyük pay sahibini alacak güce sahibiz. Fakat bu gelişime engel olan otellerdeki her şey dahil sistemden vazgeçilmeli.”

Tarihi Frig Vadisi’ndeki kaya yerleşimleri, oyma kaya mezarları ve şapellerin de aralarında bulunduğu 300’ün üzerinde farklı büyüklükteki mağara yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Nevşehir Ürgüp/Göreme, Bursa Cumalıkızık ve İzmir Şirince gibi önemli bir turizm destinasyonu olma yolunda ilerleyen Ayazini köyünde Frigya’nın en önemli kaya yerleşimleri, oyma kaya mezarları, peribacaları, şapel, kilise ve Avdalaz Kalesi bulunuyor.

‘ULUSLARARASI ETKİNLİKLER İÇİN ALT YAPI HAZIRLAMALIYIZ’

Özellikle dünya çapındaki çeşitli organizasyonların ve etkinliklerin Türkiye’de gerçekleştirilmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini söyleyen Palandöken, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Turizm sektörünün en yüksek gelir sağlayıcı kolu olan kongre turizmi, uluslararası toplantılar, fuarlar, spor müsabakaları gibi çeşitli etkinlikler ile özellikle eğitimli ve varlıklı turistleri çekiyor. Kongre için gelen turistlerin konaklama ve ulaşım maliyetlerini genellikle şirketler tarafından karşılandığı için bu turistler diğerlerine göre ortalama 2 bin 500 dolar harcayarak yüzde 30 daha fazla harcama gerçekleştiriyor. Fakat 81 il bulunan ülkemizde yabancı turistlerin büyük bir çoğunlukla gittiği yerler sırasıyla İstanbul, Antalya ve İzmir’den öteye geçemiyor. Bu yüzden uluslararası etkinliklerin ülkemizde de düzenlenmesi için gereken alt yapıyı oluşturmalı ve bunun için daha çok çalışmalıyız.” Haber Merkezi