Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzmanından uyarı: “Büyüme ağrısı sanılıyor, ancak kalp hastalığı olabilir”

Çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarının önemli bir kısmını doğuştan gelen tabloların oluşturduğunu vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Çocuk Kardiyolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Oran, “Çocuklarda çabuk yorulma veya eforla gelen nefes darlığı belirgin ve tekrarlayan bir durumsa tek başına bile değerlendirme nedenidir. Yaşıtlarından geride kalan, oyun oynarken çabuk yorulan veya beslenirken terleyen çocuklarda ortaya çıkan belirtiler ’yapısı böyle’ denilerek geçiştirilmemeli, zamanında yapılacak uzman değerlendirmesiyle muhtemel risklerin önüne geçilmelidir” dedi.

Çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarının önemli bir kısmını doğuştan gelen tabloların

Çocukluk çağında karşılaşılan kalp rahatsızlıkları, ebeveynler tarafından sıklıkla masum büyüme ağrıları, yorgunluk veya kondisyon eksikliği olarak yorumlanabiliyor. Doğuştan veya sonradan kazanılmış olarak gelişebilen bu klinik tablolar, erken evrede fark edilmediğinde çocukların büyüme ve gelişme süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor. Konu hakkında ebeveynlere uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oran, çocuklarda kalp sağlığının takibi, sinsi belirtilerin tespiti ve erken tanının kritik rolü hakkında önemli bilgiler verdi. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.35 milyon yenidoğanın doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini ve güncel verilerde her 100 canlı doğumun yaklaşık 1’inde bu tablonun bildirildiğini belirtilen Prof. Dr. Bülent Oran, bu rahatsızlıkların yalnızca doğuştan gelen durumlarla sınırlı olmadığını vurguladı.

“Kalp sizi çocukken uyarmış olabilir”

Sonradan tespit edilmiş kalp hastalıklarının da çocukluk çağında gözlemlenebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Oran, “Dünya Sağlık Örgütü, romatizmal kalp hastalığını 25 yaşın altındaki kişilerde en sık görülen kazanılmış kalp hastalığı olarak tanımlamaktadır. Bunun yanı sıra Kawasaki hastalığı, miyokardit, perikardit, kardiyomiyopatiler ve ritim bozuklukları da çocukluk çağında karşılaşılan önemli kalp hastalıkları arasında yer alıyor. Çocuklarda kalp hastalığının belirtileri her zaman belirgin olmayabilir. Özellikle yaşıtlarıyla aynı fiziksel aktiviteyi yapamama, oyun oynarken veya merdiven çıkarken belirgin şekilde daha çabuk yorulma, sık sık oturmak istemesi veya beslenirken aşırı terleme önemli bir klinik ipucu olarak değerlendirilmelidir” ifadelerine yer verdi.

“Ağrının ortaya çıkış biçimi çok önemli”

Ebeveynlerin sıklıkla endişelendiği göğüs ağrısı şikayetlerinin büyük çoğunluğunun kas, kemik veya sindirim sistemi kaynaklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bülent Oran, riskli durumların ayırt edilmesi gerektiğini belirtti. Ağrının ortaya çıkış biçiminin belirleyici olduğunu aktaran Prof. Dr. Bülent Oran, sözlerine şöyle devam etti: “Kas ve iskelet kaynaklı ağrılar genellikle çocuğun belirli bir hareketiyle veya ağrılı bölgeye bastırıldığında artar. Buna karşılık kalple ilişkili olabilecek durumlarda bizi endişelendiren temel unsur, ağrının özellikle koşma, spor yapma veya merdiven çıkma gibi efor sırasında ortaya çıkmasıdır. Eğer göğüs ağrısına veya çabuk yorulmaya nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi eşlik ediyorsa durum mutlaka ciddiye alınmalıdır. Ailede genç yaşta ani ve açıklanamayan ölüm veya kalp kası hastalığı öyküsü bulunuyorsa uzman değerlendirmesi hayati önem taşır.”

Kalp hastalıklarının belirtilerinin yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Bülent Oran, bebeklik döneminde beslenme ve gelişme süreçlerinin titizlikle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Bebeklerde emzirme sırasında alında görülen aşırı terlemenin, emmeyi yarıda bırakmanın ve kilo alamamanın kalbin fazla çalıştığına işaret olabileceğini belirten Prof. Dr. Bülent Oran, “Soğukta sadece ellerin morarması çoğu zaman masum olsa da dudak ve dilde görülen morarmalar dikkatle incelenmelidir. Çocuk hekiminin düzenli muayenesi sırasında şüpheli bir bulgu saptanması veya risk faktörlerinin mevcudiyeti halinde çocuk kardiyolojisi değerlendirmesine başvurulmalıdır. Erken tanı ve zamanında gerçekleştirilen girişimsel ya da cerrahi müdahaleler, kalıcı organ hasarlarını önleyerek çocuğun yaşıtlarıyla benzer bir büyüme, gelişme ve fiziksel kapasiteye ulaşmasını sağlar” şeklinde konuştu.