Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Musa Akkaya: “Sorunları dile getirmeden, çözüm üretmeden sesimizi kısmamız beklenemez. Yanlışları kabul edersek, Afyon amatör futbolu her zaman geri kalmaya mahkum olur” dedi.
Afyonkarahisar’da amatör futbol kulüplerinin yaşadığı sorunlar ve çözüm arayışları, Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Musa Akkaya’nın açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Afyonşehir Stüdyoları’nda Hasan Çalışır’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programın bu haftaki konuğu Musa Akkaya, ASKF yönetiminin son bir yıllık performansını değerlendirerek, sahaların tahsisi, sporcu sağlığı ve tesislerin fiziki koşulları gibi konulara dikkat çekti. ASKF yönetiminin yaklaşık bir yıl önce değiştiğini hatırlatan Akkaya, yeni yönetimin ‘değişim’ söylemiyle göreve geldiğini ancak sahada somut gelişmelerin yeterli olmadığını belirtti, “Bir şeylerin değişmesi gerekiyordu ve bu nedenle biz de destek verdik. Ancak şu an için gördüğümüz sadece söylemler. Eyleme geçilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. ASKF Başkanı Alişan Akgün ile kulüp olarak iletişim halinde olduklarını dile getiren Akkaya, yönetimi tamamen başarısız olarak görmediklerini ancak kulüplerin taleplerinin yeterince dikkate alınmadığını savundu, “Sorunları dile getirmeden, çözüm üretmeden sesimizi kısmamız beklenemez. Yanlışları kabul edersek, Afyon amatör futbolu her zaman geri kalmaya mahkûm olur” dedi.
‘DİLEKÇELERİMİZE RAĞMEN ÇAMUR İÇİNDE FUTBOL OYNANIYOR’
Afyonkarahisar’daki en büyük sorunlardan birinin saha tahsisi olduğunu vurgulayan Akkaya, özellikle sezon öncesi dönemlerde saha bulma konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade etti. Akkaya, “Biz kulüpler olarak Ağustos ve Eylül aylarında hazırlık yapmak istiyoruz ancak bu dönemde sahalar ya şehir dışından gelen profesyonel takımlara tahsis ediliyor ya da bakımda olduğu belirtilerek kullanıma kapatılıyor” diye konuştu. Yeni ASKF yönetiminin olumlu bir adım atarak çim sahaların tahsisini artırdığını belirten Akkaya, buna rağmen uygulamada bazı yanlışlar yapıldığını söyledi, “Siz kendiniz kulüpler istediniz de, şimdi de karşı çıkıyorsunuz. Konumuna getirilmek istemiyor. Kesinlikle olayın böyle bir alakası yoktur bu olayla. Bizim istediğimiz havalar sıcakken, mevsim şartları elverişliyken, çimlerden faydalanalım. Daha sonra işte kar, kış, yağmur olduğu dönemde, biz suni çimleri değerlendirelim. En sonu çim saha var zaten orada. Yıllardır da Süper Amatör dahil birçok futbol müsabakası, orada oynanmış. Geçmiş dönemi incelerseniz açın, kayıtlarda hepsi var. Hangi sahada, kaç tane maç oynanmış, hepsi var. Biz bunu dile getirmek istedik. Malumunuz geçenlerde bir basın organında, açıklamada bulundum, bu çamur deryası içinde futbol oynanır mı? Şimdi aynı siz de, malum o hafta gördüğünüz takımlar ikişer forma değiştirerek maçlara devam ettiler. Devre arasında çocukların üzerinde çamurdan adeta forma görünmez hale geldi. Bakıyorsunuz bizim sürekli talep etmemize rağmen ASKF’ye dilekçe verdik. Orada dedik ki biz bu hava şartlarında oyuncularımız sakatlanıyor. Bizim raporlarımız da var elimizde. Üç tane oyuncum sakatlandı benim. Ligdeki konumumuz itibariyle de biraz daha üst sıraları çıkmak, tehlike bölgesinden uzaklaşmak adına yaptığımız yatırımlar var. Siz o sahaya bize inatla vererek bu oyuncularımızın birkaç tanesi sakatlandı. Çünkü neden? Elverişli değil saha. İnanın gelsinler tartışalım. Hangi platformda olursa olsun, o sahada futbol oynanır diye orası artık bu işleri yapmayalım. Biz bu işleri bırakalım.Bizim talebimiz şuydu. Biz evet sezon başı destek verdik. Havalar düzgün gittiği sürece çim sahaları kullanalım” ifadelerine yer verdi.
‘ÖZELLİKLE İHTİYACIMIZ OLAN DÖNEMDE SAHA VERİLMEZ’
Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Musa Akkaya’nın konuşmasına öne çıkan satır başları şu şekilde: “Takımların hazırlanması, yaz kampı dediğimiz lige hazırlık döneminin, günde çift antrenman yeri gelir, tek antrenmanla gideceği ve sizin, lige futbolcularınızı sporcularınızı hazırlayabileceğiniz bir dönemdir. Fakat Afyon’da ne hikmetse biz yıllardır saha talep ederiz bu dönemde. Özellikle ihtiyacımız olan dönemde. Saha verilmez. Neden? İşte şehir dışından gelen takımlar var. Oradaki kamp yapan takımların durumu var. Sahaların bakımda olduğu söylenir bize, ta ki ne zamana kadar, işte eylül ayına kadar falan, eylül ayının ortalarına, sonlarına doğru falan, o da haftada bir gün, bir saat olacak şekilde saha tahsisi yapılıyordu. Havalar bozduğu zaman özellikle biz kulüp olarak, yani şahsi kulüp olarak biz talepte bulunduk. Diğer takımlardan belki onların kararına da saygılıyız biz. Diğer takımlar ben çimde oynamak istiyorum demişti, diyebilir de ben bu hava şartlarında da çim sahayı tercih ediyorum diyebilirler. Fakat biz kulüp olarak veya teknik heyetimizle yaptığımız istişarelerde, futbolcularımızla yaptığımız görüşmelerde, bizim ev sahibi olduğumuz maçlarda, havaların kötü gittiği dönemlerde biz suni çim istedik. Fakat sağ olsun ASKF’ye dilekçeyle başvurmamıza rağmen bu bizim göz ardı edildi. Bizim ev sahibi avantajımız adeta elimizden gasp ediliyor. Biz ASKF ile bu noktada çatışma halindeyiz. Böyle bir sorunumuz var şu anda. Çözülür mü bilmiyoruz. Hala daha dilekçe vermemize rağmen bizim ev sahibi olduğumuz müsabakalar inatla çim sahalara verilmeye devam ediliyor.
‘KUSURA BAKMASINLAR ORALAR KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİL, MİLLİ SERVET’
Verilsin bakın ben ona da karşı değilim, verilmesin demiyorum. Havaların düzgün gittiği, zeminin kötü olmadığı dönemlerde verilsin, yine arkasındayız. Kusura bakmasınlar oralar kimsenin, babasının malı değil. Milli servet. Şimdi çimi bozuyorsunuz, bu işi yapan arkadaşlar var orada. Teknisyenler, belediye çalışanları, bölge çalışanlarla görüşebilirsiniz. Bu çimin bakımı yeniden eski haline alması çok kolay bir şey değildir. Şimdi biz o çimleri korumak adına da bu sahaları seneye yine kullanacağız.
Başka takımlar yine kullanacak ve masrafından geçtim, şimdi iki ayda düzeliyorsa, üç ayda düzeliyorsa bu zemin inanın şimdi bu havalarda maç vererek o zemini daha da bozuyorsunuz siz. Bu süreç üç ayda düzeleceği yerde altı ay, sekiz ay olacak. O zaman ne yapacaksınız? Benim sorum bu. Nereyi kullanacaksınız? Hangi sahaları kullanacaksınız? Bizim merak ettiğimiz konu bu. Daha önce yıllarca Afyon Amatöründe oralar kullanıldı. Yine kullanılsın bizim derdimiz bu. Biz bu noktada bir görüş ayrılığına düştük. Yani, yapılan yanlışları bize anlatmakla mükellefiz.
‘EN BÜYÜK YANLIŞ SOYUNMA ODALARININ SAHALARDAN UZAK YAPILMIŞ OLMASI’
Soyunma odaları ile ilgili sıkıntılarımızda var. Oraya bir tesis yapıldı malumunuz gerçekten Allah razı olsun yapanlardan. Fakat sıkıntı şu tesisler çok güzel, saha sayımız Türkiye’nin birçok ilinde olmadığı kadar çok bu bir nimet. Bakın sahayı yapmışlar çok güzel. Sıkıntı yok bu konuda. Soyunma odalarının en büyük problemi sahalara uzak olması. Şimdi saha çok uzak bir yerde kalıyor. Soyunma odası tam tersi yerde kaldığı için futbolcuların oradan gidişi gelişi soyunması, giyinmesi tekrar devre arası içeri girip çıkması falan büyük sorun. Bir kere en büyük yanlış bu soyunma odalarının sahalardan uzak yapılmış olması. Artık soyunma odasına gidiyorsunuz. Soyunma odasında yani hangi buna ne diyelim mühendis mi, hangi artık usta mı bunlara onay verdi ben şaşkınlıkla izliyorum. Bakın biz burası bir soyun odası diyelim kabul edelim. Yan tarafta da rakip takımın soyun odası. Yan yana arada bir duvar var. Çatı var tek çatı. O çatının üzeri açık. Biz burada konuşulanlar yan taraftaki takım oyuncuları tarafından duyuluyor. Aynı şekilde onların konuştukları, onların maç taktikleri veya aralarındaki kendi istişareleri bizim burada duyuluyor. Yani böyle bir sistem olamaz.
‘AFYON’DAKİ SPOR KONUSUNDA HERKES SORUNLARI DİLE GETİRİYOR FAKAT ÇÖZÜM SUNAN YOK’
Soyunma odalarında bizim taktik tahtası dediğimiz tahtalar var. Çoğunda yok. Olanlarda da maalesef bizim de suçumuz var. Takımların da yöneticileri ve hocaların da suçu var. Yapılmış çok kötü kullanılmış. Ben dikkat ediyorum spor konusunda, bizim Afyon’umuzdaki sorunlar konusunda. Herkes sorunları iletiyor. Herkes sorunları dile getiriyor. Doğru mudur? Fakat çözüm ne? Çözümü sunan yok. Biz o konuda da bir geçmişte çalışma yaptık.Bakın bu tahta ve kalem konusu. Oradaki taktik taktik tahtlarının çözümü çok basit. Biz orada soyunmadan ona gittiğimiz zaman kimlikle anahtarları teslim alırız. Anahtar işimiz bittiği zaman kimlikle geri alıp teslimat yapılır. Olay bu şekildedir. Şimdi oradaki görevliler, arkadaşlar veya yetkililer oturup sezon başında tüm kulüplere istişare edip bakın buralara verilecek zararlardan kulüplerin de sorumu olduğunu onların da bu işlerden mesul sayılacağını bildirmesi ve bunun bir tutanakla zapt altına alınıp kulüplere tebliğ edilmesi gerekiyor.”

