Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Yaz aylarında gözleri tehdit eden 6 hastalık

Yaz ayları havanın sıcak olması ve günlerin uzaması nedeniyle çoğu kişiyi mutlu ederken, bazı riskleri de beraberinde getiriyor.

Yaz ayları havanın sıcak olması ve günlerin uzaması nedeniyle çoğu

Öyle ki güneşin zararlı UV ışınları, havuz ve deniz suyu, artan toz ile polenler gibi etkenler nedeniyle sadece cildi değil, göz sağlığını da tehdit ediyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, yaz mevsiminde özellikle güneşin zararlı UV ışınları, kirli havuz ve deniz suyu nedeniyle gözlerde oluşan hastalıkların yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra tedavi edilmediklerinde kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebildiği uyarısında bulunarak, “Gözlerde   kızarıklık, bulanıklık, ağrı ve ışığa karşı hassasiyet gibi sorunlar geliştiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurmak büyük bir önem taşımaktadır” dedi.  Doç. Dr. Tanyıldız, yaz aylarında göz sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken beş temel kuralı ise “Güneşe çıkarken mutlaka UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, havuza ve denize kontakt lensle girmemek,  yüzme gözlüğü takmak,  elleri gözle temastan kaçınmak ve gözleri ovuşturmamak” olarak sıraladı.

ENFEKSİYÖZ KONJONKTİVİT (GÖZ NEZLESİ)

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, yaz aylarında en yaygın görülen 6 göz hastalığını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. ‘Kırmızı göz hastalığı’ olarak da bilinen konjonktivit, gözün dış zarının iltihaplanması olarak tanımlanıyor. Yaz aylarında genellikle enfeksiyon kaynaklı oluyor. Kirli havuz ve deniz, ellerin gözle teması ve ortak havlu kullanımı, enfeksiyonun bulaşmasına yol açabiliyor. Gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, batma ve yanma hissi, tipik belirtilerini oluşturuyor. Tanyıldız, “Erken dönemde başlanan tedavi hem bulaşmayı önler hem de semptomların kısa sürede hafiflemesini sağlar. Virüs kaynaklı konjonktivit genellikle destek tedavisiyle geçerken, bakteriyel konjonktivit ise antibiyotikli damlalarla tedavi edilir” şeklinde konuştu.

ALINMASI GEREKEN ÖNLEM

Doç. Dr. Burak Tanyıldız, alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: “Kirli havuz ve denize girmeyin, havuzda yüzme gözlüğü kullanın, ellerinizi gözünüzle temas ettirmeyin, kişisel eşyalarınızı paylaşmayın.”

NASIL ÖNLEM ALMALI?

Yaz aylarında yaygın görülen polen ve toz gibi alerjenlere karşı göz yüzeyinde oluşan reaksiyon alerjik konjonktivit olarak adlandırılıyor. Polen, dış ortam alerjenleri ve rüzgarla taşınan partiküller, yaz aylarında görülme sıklığı artan alerjik konjonktivite neden olabiliyor. Belirtileri arasında gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanmanın yanı sıra ışık hassasiyeti ve göz kapağı şişliği yer alıyor. Tanyıldız, gözün saydam tabakasında, yani korneada incelmeye yol açabileceği için bu süreçte gözleri ovuşturmaktan kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu.  Doç. Dr. Burak Tanyıldız, erken tanı ve tedavinin bu dönemin daha konforlu geçmesini sağladığını belirterek, “Tedavide antihistaminik damlalar, soğuk kompres, gerektiğinde hekim önerisiyle kortizonlu damlalara başvurulur. Ancak tedavi sonlandığında alerjik konjonktivit tekrarlama eğilimi gösterebilir” bilgisini verdi.  Doç. Dr. Burak Tanyıldız, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı: ” Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmayın, eve gelince yüzünüzü ve göz çevresini yıkayın, gözlük kullanarak polen temasını azaltın.”

GÖZ KURULUĞU

Göz kuruluğu, gözyaşının yetersiz olması veya kalitesinin bozulması sonucu oluşuyor. Sıcak hava ve buharlaşma, yaz aylarında görülme sıklığını artıyor. Güneş ve rüzgara maruz kalma, klimalı ortamda bulunma, uzun saatler ekran karşısında çalışma ve yetersiz sıvı alma nedeniyle gelişiyor. Yanma, batma, bulanık görme, göze kum kaçmış hissi, tipik belirtilerini oluşturuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, göz kuruluğunun tedavide geç kalındığında kornea hasarına ve enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceğine işaret ederek, “Tedavide suni gözyaşı, nemlendirici damlalar ve çevresel önlemlere başvurulmaktadır” ifadelerini kullandı. Tanyıldız, alınması gereken önlemleri şu şekilde belirtti: “Bol bol sıvı alın, ekran ve klima karşısında uzun süre kalmayın, UV korumalı gözlük kullanın.”

KORNEAL ENFEKSİYONLAR (MİKROBİK KERATİT)

Kornea tabakasının mikrobik enfeksiyonu olarak bilinen mikrobik keratit, özellikle kontakt lens kullanan kişilerde sık görülüyor. Lensle denize/havuza girmek, hijyen eksikliği ve göze gelen travmalar sebebiyle gelişiyor. Gözde ağrı, kızarıklık, ışık hassasiyeti ve görme kaybı, sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Geç kalındığında kornea ülseri ve kalıcı görme kaybına yol açabildiği için erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Antibiyotikli damlalar ve yoğun takip gerektirirken, ileri tablolarda ise cerrahi yönteme başvuruluyor. Lensle havuza veya denize girmeyin, lens hijyenine dikkat edin, lens öncesinde ve sonrasında ellerinizi yıkayın.

SARI NOKTA HASTALIĞI (MAKULA DEJENERASYONU)

Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, yıllar içinde, gözün keskin görmesini sağlayan sinir tabakasında oluşan hasar olarak tanımlanan sarı nokta hastalığının gelişme riskini artırıyor. Tanyıldız, sarı nokta hastalığında ileri yaşlarda düz çizgilerde kırıklı görme ve ilerleyen aşamalarda merkezi görme kaybı oluşabildiği uyarısında bulunarak, “Kuru tipinde özel vitamin takviyeleri ile ilerlemesi yavaşlatılır. Yaş tipinde ise göz içine yapılan anti-VEGF (Vasküler endotelyal büyüme faktörü) iğneleri ile anormal damar oluşumu durdurulur, görme kaybı yavaşlatılır. Hastalığın düzenli olarak takip edilmesi çok önemlidir” dedi. Tanyıldız, alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: “UV filtreli güneş gözlüğü kullanın, güneşli saatlerde şapka takmayı ihmal etmeyin, kum ve deniz gibi yansıtıcı ortamlarda daha dikkatli olun.”

KATARAKT

Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, gözde doğal lensin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması olarak tanımlanan katarakt hastalığının gelişme riskini de artırıyor. Bulanık veya çift görme, ışığa karşı hassasiyet, gözlük numarasının sık sık değişmesi ve renklerin matlaşması, belirtileri arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, kataraktın ciddi görme kaybına neden olduğu için erken dönemde tedavinin büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak,  “Kataraktın tedavisinde tek etkili çözüm, cerrahi yöntemdir. Ameliyat sırasında, bulanıklaşmış olan lens çıkarılır ve yerine yapay bir lens yerleştirilir” ifadelerine yer verdi.  UV filtreli güneş gözlüğü kullanın, güneşli saatlerde şapka takmayı ihmal etmeyin, yansıtıcı ortamlarda (kum, deniz) daha dikkatli olun.”