Yaklaşık 40 yıldır siyasetin içinde olduğunu ifade eden Çoban, temayül yoklamasının ön seçimden farklı bir uygulama olduğuna dikkat çekti.
Çoban, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “AK Parti kurulurken ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ anlayışıyla yola çıktı. Taban demokrasisinin işletileceği ifade edildi. Bugün geldiğimiz noktada bunun en önemli örneklerinden biri de temayül yoklamalarıdır. Türkiye’de bu uygulamayı ilk hayata geçiren parti AK Parti oldu. Genel seçimlerde milletvekili adayları, yerel seçimlerde belediye başkan adayları, il ve ilçe başkanlarının belirlenmesi sürecinde teşkilatın görüşleri alınıyor.”
Temayül sürecinin yalnızca teşkilatla sınırlı olmadığını belirten Çoban, Genel Merkez’in farklı kesimlerin görüşlerine de başvurduğunu söyledi. “İlçe başkanlığı söz konusu olduğunda daha önce görev yapmış isimler, yönetim kurulu üyeleri, kanaat önderleri ve il genel meclisi üyeleri dinleniyor. İl başkanlığı sürecinde ise önceki il başkanları, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve farklı kesimlerin görüşleri alınıyor. Bunun yanında Genel Merkez kendi değerlendirmelerini ve araştırmalarını da yapıyor. Sonrasında uygun görülen birkaç isim Sayın Genel Başkanımıza sunuluyor ve yapılacak birebir görüşmenin ardından il başkanı atanıyor.”
Temayül sürecinin sonunda görevlendirilecek ismin başarılı olmasını temenni eden Çoban, teşkilatın ortak hedefinin hizmet olduğunu vurguladı. “Şimdiden atanacak il başkanımızın Afyonkarahisar’ımıza, ülkemize ve milletimize hayırlı hizmetler yapmasını diliyorum. İnşallah güzel bir sonuç çıkar ve görevlendirilecek arkadaşımız il başkanlığı görevini en iyi şekilde yerine getirir.”
İsminin il başkanlığı için kamuoyunda konuşulmasına da değinen Çoban, şu ana kadar kendisine herhangi bir teklif yapılmadığını söyledi. “Temayülde kim il başkanı olsun diye isim sorulmuyor. Herkes gönlünden geçen ismi ifade ediyor. Bugüne kadar ne il teşkilatından ne de Ankara’dan bana ‘adaysın’ ya da ‘il başkanı olacaksın’ şeklinde bir teklif gelmedi. Zaten süreç böyle işlemiyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun görülen isim göreve davet ediliyor. Şimdilik emeklilik hayatıma alışmış durumdayım. Ancak sosyal ve toplumsal çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğer ‘Bu görevi sizin yürütmeniz uygun olur’ denilirse de sorumluluktan kaçmak doğru olmaz.”





