Afyonkarahisar’da son dönemde gündeme gelen kentsel dönüşüm çalışmalarını değerlendiren Dere, dönüşümün şehirlerin gelişimi açısından önemli olduğunu ifade etti. Afyonkarahisar’ın tarihi ve kültürel yapısının imar konusunda bazı sorunları beraberinde getirdiğini belirten Dere, dönüşüm çalışmalarında yalnızca mevcut sorunların değil, gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçların da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Dere, “Kentsel dönüşüm toplumların gelişmesi açısından en önemli unsurlardan bir tanesi” ifadelerini kullanarak, Afyonkarahisar’ın imar yapısındaki sorunların tarihsel ve kültürel özelliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kentsel dönüşümün sadece binaların yenilenmesi şeklinde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Dere, trafik, yaşam alanları, gençlerin sosyal alanları ve altyapının da projelerin içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Dere, “Projelerimizi daha detaylı inceleyip daha güzel projeler üretmemiz gerekiyor. Daha ileriye dönük yapmak gerekiyor, geleceği düşünerek” dedi.
‘KÜRTLERLE İLGİLİ BİR SORUNUMUZ YOK’
Programda terör örgütü PKK ile ilgili yürütülen tartışmalar ve gündemdeki yasal düzenlemelere ilişkin partisinin görüşlerini de paylaşan Dere, Zafer Partisi’nin bu konudaki tutumunun net olduğunu belirtti. Dere, “Biz Kürtlerle barışmak gibi bir durumda değiliz. Kürtler zaten bizim kardeşimiz” ifadelerini kullanarak, Türkiye’de yaşayan Kürt vatandaşlarla herhangi bir sorunlarının olmadığını savundu. Türkiye’de insanların yıllardır iç içe yaşadığını belirten Dere, “Kız vermişiz, kız almışız, akraba olmuşuz, iş kurmuşuz beraber” sözleriyle toplumsal birlikteliğe dikkat çekti.
‘EBER GÖLÜ’NÜN DOĞAL YAPISINA SAHİP ÇIKMALIYIZ’
Dere’nin programda üzerinde durduğu başlıklardan biri de Eber Gölü oldu. Gölün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dere, bölgedeki doğal yapının korunması gerektiğini söyledi. Eber Gölü’nün doğal bir değer olduğunu belirten Dere, bölgede geçmişten günümüze sürdürülen faaliyetlerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Dere, göl çevresindeki kamışların geçmişte yöre halkı tarafından işlenerek farklı bölgelere ve ülkelere gönderildiğini belirterek, bu faaliyetlerden geçimini sağlayan vatandaşların da bulunduğunu söyledi. Dere, “Bizim doğal güzelliklerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Aksine artırmamız gerekiyor” dedi. Gölün kurumasının yalnızca su kaybı anlamına gelmeyeceğini savunan Dere, bunun doğal denge üzerinde de etkiler oluşturabileceğini dile getirdi.
‘ŞEHİRDE NEFES ALACAK ALANLARA İHTİYACIMIZ VAR’
Doğal alanların kent yaşamındaki önemine dikkat çeken Dere, özellikle pandemi döneminin insanların yeşil alanlara duyduğu ihtiyacı ortaya çıkardığını söyledi. Dere, “Şehirlerin içerisinde nefes alamayan bir toplum olduk” diyerek, şehirlerde doğal alanların korunması ve artırılması gerektiğini ifade etti. Eber Gölü’nün korunması konusunda parti olarak ve bireysel olarak gerekli çalışmalara destek vermeye hazır olduğunu belirten Dere, “Halkımızın yanındayım” dedi.
‘PROJELER BİR YÜZYIL SONRASI DÜŞÜNÜLEREK YAPILMALI’
Afyonkarahisar’daki bazı ulaşım projelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dere, yapılan yatırımların yalnızca bugünün ihtiyaçları doğrultusunda değil, gelecek yıllar düşünülerek hazırlanması gerektiğini savundu. Dere, “Yapılacak olan planların o güne has değil de bir yüzyılı, iki yüzyılı düşünerek bu şekilde planlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Şehir planlamasında farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenmesi gerektiğini belirten Dere, “Bizim komşu ülkelerin veya Avrupa ülkelerinin veya bir Asya, Avrupa, Amerika ülkelerinin gözlemleyerek en iyi kısımlarını almamız gerekiyor” dedi.
‘TARIMDA BİLİMSEL VERİLERE DAYALI SİSTEM KURULMALI’
Tarım ve hayvancılığın Afyonkarahisar açısından önemine de değinen Dere, kendisinin de üretim yaptığını belirterek tarımsal faaliyetlerin bilimsel verilere dayandırılması gerektiğini söyledi. Afyonkarahisar’ın tarım açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Dere, tarım yapılan bölgelerde eğitim ve araştırmaya daha fazla önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Dere, “Biz tarım şehriysek tarım olan bölgelerimizde öncelikle bir tarım lisesi kurması gerekiyor. Bir laboratuvar kurması gerekiyor” dedi. Toprağın yapısına göre gübreleme, sulama ve üretim yöntemlerinin belirlenmesi gerektiğini anlatan Dere, çiftçilerin bu konularda kamu kurumları aracılığıyla bilimsel danışmanlık hizmetlerinden yararlanması gerektiğini söyledi.
‘HERKES KENDİ KAPISININ ÖNÜNÜ SÜPÜRMELİ’
Toplumsal sorunların çözümünde bireysel sorumluluğun da önemli olduğunu vurgulayan Dere, ailelerin çocuklarına daha fazla sahip çıkması gerektiğini söyledi. Uyuşturucuyla mücadelede güvenlik güçlerinin çalışmalarının yanı sıra ailelerin ve toplumun da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Dere, “Herkes kendi kapısının önünü süpürürse zaten o sokağı temizlemiş olur” dedi. Dere, Afyonkarahisar’ın geleceği açısından eğitim, tarım, şehircilik, çevre, ulaşım ve aile yapısının birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, Zafer Partisi olarak bu konularda çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.





