Afyonşehir’de Sosyal Hayat programına konuk olan Engelsiz Gastronomi Mutfağı ve Terapi Merkezi Eğitim Sorumlusu Pınar Avcı, merkezin kuruluş amacı, eğitim süreçleri, özel gereksinimli bireylere yönelik çalışmalar ve merkezin gelecek projeleri hakkında açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 3,5 yıldır Afyonkarahisar’da görev yaptığını belirten Avcı, merkezin (Sosyal Gelişmeyi Destekleme Projesi) SOGEP kapsamında sosyal bir proje olarak hayata geçirildiğini ifade etti.
MERKEZ SOSYAL PROJE OLARAK HAYATA GEÇİRİLDİ
Merkezin kuruluş sürecine ilişkin bilgi veren Avcı, projenin Afyonkarahisar’ın gastronomi alanındaki yapısıyla da örtüştüğünü söyledi. Avcı, “Bu merkez aslında bir SOGEP yani Sosyal Gelişmeyi Destekleme Projesi kapsamındaki bir merkez olarak kuruldu. Tamamen sosyal bir proje olarak hayata geçirildi” dedi. Merkezin çalışmalarının 3,5 yıldır sürdüğünü belirten Avcı, çalışmaların ilerleyen dönemde de devam edeceğine inandığını ifade etti.
‘BASİT BİR KURABİYE BÜYÜK BİR TERAPİ’
Mutfak ve gastronominin özel gereksinimli bireyler açısından terapi aracı olarak kullanılabildiğini anlatan Avcı, mutfaktaki malzemelerin farklı duyusal deneyimler sunduğunu söyledi. Özellikle kurabiye yapımını örnek gösteren Avcı, “Hepimizin de bildiği malzemeler; undur, şekerdir, süttür, yağdır, tereyağıdır. Ama bize basit gelebilir. Fakat o çocuklarla beraber o kurabiye hamurunun şekillendirmesi onlar için duysal bir etkiye sahip” ifadelerini kullandı. Un, sıvılar, tereyağı ve şeker gibi malzemelerin farklı duyusal özellikler taşıdığını belirten Avcı, bu çalışmaların özellikle otizmli bireylerde olumlu sonuçlar doğurabildiğini söyledi. Avcı, “Basit olarak görülebilecek bir kurabiye, o çocuğun o kurabiyeyi yapması bizim merkezimizde büyük bir terapidir” dedi.
“7’DEN 70’E” EĞİTİM VERİLİYOR
Merkezde farklı yaş gruplarından özel gereksinimli bireylere eğitim verildiğini belirten Avcı, “7’den 70’e bu merkez için tam uygun bir söylem olabilir” dedi. 5 yaşındaki anaokulu öğrencilerinden 70’li yaşlardaki bireylere kadar farklı yaş gruplarından katılımcıların bulunduğunu aktaran Avcı, eğitim modüllerinin bireylerin yaş ve durumlarına göre düzenlendiğini söyledi. Merkezde otizm, Down sendromu, zihinsel ve ortopedik engeller ile kronik hastalıklara sahip bireylerin eğitim aldığını ifade eden Avcı, özellikle otizm, Down sendromu ve zihinsel engeli bulunan bireylere yönelik çalışmaların yoğun olduğunu belirtti.
DOĞRAMA BECERİLERİ ADIM ADIM ÖĞRETİLİYOR
Eğitimlerde temel mutfak becerilerinin görsel materyaller aracılığıyla öğretildiğini belirten Avcı, doğrama tekniklerinin de aşamalı olarak çalışıldığını söyledi. Soğan doğrama üzerinden örnek veren Avcı, bıçak tutuşu ve sebzenin doğru şekilde sabitlenmesinin öğrenciler açısından önemli olduğunu ifade etti. Avcı, “O soğanın tutuş şekli çocuk için önemlidir. Otokontrolden sonra o soğanın o hareketliliği, o sabitliği, yere sabit olması. O çocuğun hepsini ben öğretiyorum bizzat ve bıçağın nasıl, hangi yönde kesilmesi gerektiğini” diye konuştu. Bu becerilerin kısa sürede kazanılmadığını belirten Avcı, öğrencilerin aynı hareketleri tekrar ederek öğrenmelerini sağladıklarını söyledi. Eğitimlerde görsel hafızadan yararlandıklarını anlatan Avcı, “Ben soyuttan somuta ve somuttan soyuta eğitim sistemini tabi tutuyorum çocuklara” dedi. Sebze ve meyvelerin farklı doğrama şekillerinin görseller üzerinden anlatıldığını belirten Avcı, öğrencilerin gördükleri şekilleri daha sonra mutfak uygulamalarında kullanabildiğini ifade etti. Avcı, “Görsele hafıza. Evet kesinlikle görsel hafıza benim için önemli” ifadelerini kullandı.
EĞİTİMLER ÖĞRENCİYE GÖRE ŞEKİLLENİYOR
Merkezde sabah ve öğleden sonra olmak üzere farklı gruplarla eğitim yapıldığını belirten Avcı, sabah derslerinin 10.30’da başladığını, öğleden sonraki grubun ise 14.30’da eğitim aldığını söyledi. Yeni gelen öğrencilerin öncelikle oryantasyon sürecinden geçirildiğini aktaran Avcı, bu süreçte öğrencinin özelliklerinin, alerjik reaksiyonlarının ve verebileceği tepkilerin gözlemlendiğini belirtti. Avcı, “Ben çocuğu biliyorum, öğreniyorum. Neye tepki vereceğini öğreniyorum. Ona göre de ben ders modüllerini ayarlamaya çalışıyorum” dedi.
‘3,5 YILDA 550 HAYATA DOKUNDUK’
Merkezin 3,5 yıllık süreçte 550 öğrenciye ulaştığını belirten Avcı, bu sayının kendileri için büyük anlam taşıdığını söyledi. Avcı, “Çok şükür diyorum, 3,5 yılda 550 hayata dokunabildik” ifadelerini kullandı. Eğitimlerin merkezle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Avcı, öğrencilerin öğrendikleri mutfak becerilerini evlerinde de tekrar etmelerini önemsediklerini belirtti. Bazı ailelerin çocuklarının evde soğan doğurduğunu ve omlet yaptığını gösteren videoları kendisiyle paylaştığını aktaran Avcı, sürekliliğin öğrenilen becerilerin pekişmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Merkezde verilen eğitimlerin özel gereksinimli bireylerin günlük yaşam becerilerine katkı sağlamasını amaçladıklarını belirten Avcı, küçük görünen kazanımların önemli olduğunu ifade etti. Avcı, “Yapabiliyorum. Yaptım ve yapabileceğim. Bak bu 3 kelime çok önemli” dedi. Bu kazanımların bireylerin kendi başlarına hareket edebilme becerilerini desteklediğini belirten Avcı, ailelerin de çocuklarına güvenmelerinin önemine dikkat çekti.
AİLELERE “KORKMASINLAR, İNANSINLAR” ÇAĞRISI
Ailelerin özel gereksinimli çocuklarının gelişim sürecinde önemli bir role sahip olduğunu belirten Avcı, ailelere yönelik mesaj verdi. Avcı, “Ailelere de şöyle bir şey söyleyeyim. Korkmasınlar, inansınlar.” ifadelerini kullandı. Toplumdaki önyargıların aileler üzerinde baskı oluşturabildiğini dile getiren Avcı, özel gereksinimli bireylerin toplum içerisinde yer alabilmesi için onların görülmesi ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Merkezin arkasında bulunan bahçede sebze ve meyve yetiştirildiğini belirten Avcı, bu çalışmalara öğrencilerin aktif olarak katıldığını söyledi. Özellikle görme engelli bireylerle yapılan çalışmalarda tohumun tutulması, toprağın hazırlanması, ekim ve sulama gibi aşamaların duyusal ve dokunsal farkındalık açısından önem taşıdığını ifade etti. Avcı, “Tohumdan mutfağa ve tezgaha geldik. Bunu da özel gereksinimli çocuklarımızla, görme engellilerimizle yaptık. Bu bambaşka bir duygu” dedi.
KATILIM BELGESİ VERİLİYOR
Merkezdeki eğitimlerin 10 hafta sürdüğünü belirten Avcı, eğitimlerin sonunda katılımcılara belediye ve başkan imzalı katılım belgesi verildiğini söyledi. 10 haftalık sürenin bazı öğrenciler ve aileler için yeterli olmadığını belirten Avcı, eğitimlerin daha uzun süre devam etmesi için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Bazı yetişkin katılımcıların eğitim sonrasında istihdam edildiğini de aktaran Avcı, katılım belgesini kullanarak iş sahibi olan bireylerin bulunduğunu söyledi. Merkezin geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Avcı, 3,5 yıllık süreçte artık büyüme aşamasına geçtiklerini söyledi. Avcı, merkezin yalnızca mutfak ve bahçeden oluşan bir alan olmaktan çıkarılarak farklı etkinliklerin gerçekleştirilebileceği bir yaşam alanına dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirtti. Bu kapsamda oyun sahası ve yüzme havuzu gibi farklı alanların oluşturulmasının düşünüldüğünü ifade eden Avcı, özel gereksinimli bireylerin farklı fiziksel ve duyusal deneyimler yaşayabileceği alanlar oluşturmak istediklerini söyledi.
MUTFAKTA GÜVENLİK VE HİJYEN EĞİTİMİ
Mutfakta güvenliğin önemli olduğunu belirten Avcı, eğitimlerde riskleri en aza indirmek amacıyla görsel materyaller kullandıklarını söyledi. Yangın, kesici aletler ve mutfakta bulunmaması gereken yanıcı materyallerin görseller üzerinden anlatıldığını belirten Avcı, öğrencilerin bu bilgileri günlük yaşamlarına da aktarabilmelerini amaçladıklarını ifade etti. Hijyen eğitimlerinde ise hikayeleştirme yönteminden yararlandıklarını aktaran Avcı, el yıkamanın önemini çocukların anlayabileceği şekilde örneklerle anlattıklarını söyledi. Avcı, “Biz bu çocuklara böyle hikayeleştirerek anlattığımız zaman kafalarında daha kalıcı kalıyor” dedi.





