Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Uslu: Gözlerini sıklıkla ovuşturan kişilerde görme kayıpları oluşabilir

Göz sağlığı, yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlarından biri. Uzmanlar, günlük yaşamda gözleri sık sık ovuşturmak gibi farkında olmadan yaptığımız bazı alışkanlıkların kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi hastalıklara dönüşebildiğini söylüyor.

Göz sağlığı, yaşam kalitesini belirleyen en önemli unsurlarından biri. Uzmanlar,

Gözlerini sıklıkla ve şiddetli bir şekilde ovuşturan kişilerde keratokonus hastalığının oluşabileceğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Bu rahatsızlık, korneanın şekil bozukluğu ve incelmesi ile seyreden, ilerlediğinde görmeyi hatta gözün bütünlüğünü tehdit edebilen önemli bir sağlık sorunu” açıklamasında bulundu.
‘GENETİK YATKINLIK ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ ARASINDA’
Keratokonus, gözün en dış tabakası olan korneanın incelip sivrileşerek, doğal yuvarlak şeklini kaybetmesiyle ortaya çıkıyor. Düzgün sferik yapısını kaybeden korneanın görme kalitesini düşürebileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Keratokonus, görme gücünü olumsuz etkiler ve bu durum ilerleyen aşamalarda görme kaybına kadar gidebilir. Hastalığın kesin nedeni bilinmese de gözü yoğun şekilde kaşımak gibi korneaya zarar veren küçük travmalar ve genetik yatkınlık önemli risk faktörleri arasında” şeklinde konuştu.
‘GÖZLÜK NUMARASININ HIZLA DEĞİŞMESİ ÖNEMLİ BİR SİNYAL’
Gözlük numarasının sıklıkla değişmesinin keratokonusun önemli bir belirtisi olduğunu belirten Uslu, “Bunun yanı sıra gözlükle tam netlik sağlanamaması ve kimi zaman bu şikâyetlerin uzun süre devam etmesi diğer önemli semptomlar. Uzun vadede ise hastalığın seyri ve şiddetine bağlı olarak farklı göz semptomları görülebilir. Korneadaki incelme ve dikleşme hızlı olduğunda görme kalitesinde belirgin azalma, ileri görme kaybı ve hatta korneanın delinmesine kadar gidebilecek ciddi sorunlar ortaya çıkabilir” uyarısında bulundu.
‘KADINLAR VE ERKEKLER ARASINDA GÖRÜLME SIKLIĞI AÇISINDAN İSTATİSTİKSEL BİR FARK YOK’
Alerjik konjonktiviti olan ve sık sık gözlerini kaşıyan kişilerde bu hastalığın görülme olasılığının arttığına değinen Uslu, “Ancak kadınlar ve erkekler arasında görülme sıklığı açısından istatistiksel bir fark yok. Hastalık her yaşta teşhis edilebilse de çocukluk ve erken gençlik döneminde daha hızlı ve agresif ilerleme gösteriyor. Benzer şekilde, gebelik süreci de hastalığın daha hızlı ilerleyebildiği dönemlerden biri. Yaş ilerledikçe hastalığın hızı yavaşlayabilir ancak bu durumun her hasta için geçerli olmadığı bilinmeli. Buradaki önemli nokta düzenli doktor takibini ihmal etmemek, gözü şiddetli kaşımamak ve göz yüzeyini her türlü travmadan korumak” dedi.
‘DÜZENLİ KONTROL VE GÖZLÜK KULLANIMI EN TEMEL TEDAVİ’
Hastalığın tanısının, göz doktorunun muayene sırasında şüphelenerek istediği kornea topografisi ile kesinleştiğini ifade eden Uslu, “Tedavi yöntemleri ise hastalığın ilerleme hızına ve şiddetine, kornea topografisindeki bulgulara göre farklılık gösteriyor. Bu tedaviler arasında; düzenli doktor kontrolü ve gözlük kullanımı, özel tasarlanmış kontakt lensler (hibrid ve skleral lensler), korneanın güçlenmesini sağlayan crosslinking yöntemi, korneaya halka yerleştirilmesi ve son aşamada kornea nakli yer alıyor” ifadelerine yer verdi.