Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akdağ: Organ bağışını her platformda gündeme getirmek istiyoruz

Afyonşehir’de Kemal Baykara ile Gündem Raporu programının konuğu olan Afyonkarahisar Diyaliz Hastaları Organ ve Doku Nakilleri Derneği Başkanı Ahmet Akdağ, diyaliz hastalarının yaşadığı sorunları, organ bağışının önemini ve derneğin çalışmalarını anlattı. Akdağ, vatandaşlara organ bağışı konusunda duyarlı olmaları ve bu konuyu aileleriyle konuşmaları çağrısında bulundu.

Gündem Raporu programında Kemal Baykara’nın konuğu olan Afyonkarahisar Diyaliz Hastaları Organ ve Doku Nakilleri Derneği Başkanı Ahmet Akdağ, derneğin kuruluş amacı ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Derneğin 17 Temmuz 2002 tarihinde resmi olarak kuruluşunu tamamladığını belirten Akdağ, “O günden bugüne ilimizde yaşayan, başta kronik böbrek yetmezliği sonucunda diyalize girmekte olan hastalarımızın hem sosyal hem de ekonomik açıdan yanlarında olmaya gayret ediyoruz” dedi. Derneğin en büyük amaçlarından birinin organ bağışını artırmak olduğunu ifade eden Akdağ, “En büyük amacımız, ilimizde ve yakın bölgelerde organ bağışını arttırabilmek. Diyaliz bir tedavi şekli. Hastanın kronik böbrek yetmezliği sonucunda iki şansı var. Ya diyalizde hayatını sürdürecek ya da organ nakli olacak. Gönül istiyor ki bütün hastalarımız organ nakli olsun” diye konuştu.

‘BİR EVDE BİR HASTA VARSA O AİLENİN TÜMÜ HASTA’

Diyaliz hastalarının haftada üç gün, en az dört saat makineye bağlı yaşadığını anlatan Akdağ, hastalığın yalnızca bireyi değil, aileyi de etkilediğine dikkat çekti. Akdağ, “Sadece biz hasta olarak bakmıyoruz. Aile olarak bakıyoruz. Çünkü bir evde bir hasta varsa o ailenin tümü hasta” ifadelerini kullandı. Diyaliz sonrasında yaşanan tansiyon problemleri, beslenme, kontroller ve yorgunluğun hastaların sosyal yaşamını da etkilediğini belirten Akdağ, özellikle aile reisinin hastalığının ailedeki diğer bireyleri de doğrudan etkilediğini söyledi. Derneğin kendisini diğer yapılardan ayıran önemli bir özelliği olduğunu dile getiren Akdağ, dernek yönetiminde diyaliz hastası veya organ nakli olmuş bir kişinin bulunmadığını belirtti. Akdağ, “Türkiye’de ve dünyada diye rahatlıkla söyleyebilirim, içimizde diyaliz hastası ya da organ nakli olmuş olan bir arkadaşımız yok. Hepsi sadece gönüllü arkadaşlardan oluşuyor” dedi. Derneğin yıllar içerisinde çeşitli eleştirilerle karşılaştığını da aktaran Akdağ, buna rağmen gönüllülük anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

‘AMACIMIZ ORGAN BAĞIŞINI NASIL ARTTIRABİLİRİZ?’

Organ bağışının artırılması için farklı kurum ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalıştıklarını belirten Akdağ, derneğin projelerinden de söz etti. Yaklaşık bir yıl önce “Umutla Yeşeren Hayatlar” isimli bir proje oluşturduklarını aktaran Akdağ, proje kapsamında kendilerine destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Kamu spotlarıyla da organ bağışına dikkat çekmeye çalıştıklarını belirten Akdağ, “Biz bir kişi dahi olsun bunu organ bağışı konusunda ikna edebilirsek ya da gerçekleri anlatabilirsek, bunun domino etkisiyle başkalarını da etkileyeceğini düşündük” ifadelerini kullandı.

EVDE DİYALİZ İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Programda evde diyaliz uygulaması da gündeme geldi. Akdağ, periton diyalizinin yanı sıra ev hemodiyalizi konusunda da çalışmalar yapıldığını belirtti. Ev hemodiyalizinde hastalara gerekli eğitimlerin verildiğini ve uygun hastalara cihaz temin edildiğini anlatan Akdağ, “Hastalar bunu kendi evinde yapabilecekler. Kolay bir şey değil ama ilimizde bunu yapabilecek birçok hastamız var” dedi. Akdağ, evde uygulanan diyalizin hastaların yaşam standartlarını artırabileceğini belirterek, “Hastanın standardını ne kadar arttırırsanız, yaşam süresi de onunla doğru olarak artıyor” ifadelerini kullandı. Organ bağışı konusunda toplumdaki yanlış bilinen bazı noktaların da ele alındığı programda Akdağ, beyin ölümü ile evde gerçekleşen ölüm arasındaki farkı anlattı. Beyin ölümünde organların tıbbi cihazlarla canlı tutulabildiğini belirten Akdağ, “Ama beyin ölümünde geri dönüş yok. Organlarınızı tıbbi cihazlarla ayakta tutuyorlar. Ama evde vefat ettiğinizde bu olay gerçekleşmiyor” dedi. Beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından organların kullanılabilir durumda olup olmadığına yönelik tıbbi testlerin yapıldığını aktaran Akdağ, uygun olması halinde yakınların rızasıyla organların nakil amacıyla kullanılabildiğini söyledi.

 

DİĞER VİDEOLAR