Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Semih Tulay
Ahmet Semih Tulay

ANADOLU’YU YAĞMALAYAN YABANCILAR (3)

(En büyük yağmacı Carl Humann)

Alman yol mühendisi ve mimar Carl Humann, 1839 yılında Almanya’nın Essen eyaletine bağlı Steele’de doğdu. Bergama Zeus Sunağı yanında birçok eseri Almanya’ya kaçırmasıyla ünlüdür.

Bergama Zeus Sunağı, İzmir Bergama ilçesinde yer alan antik Pergamon kentinde Pergamon krallarından II. Eumenes tarafından MÖ 197-159 yılları arasında mermerden yaptırılmış anıtsal-dinsel bir yapıdır. U planlı olan yapı 35,64 m genişliğinde, 33,4 m derinliğindedir. Yapının ön tarafında bulunan merdivenler 20 m genişliğe sahiptir. 5 basamaklı mermer bir podyum üzerine oturan yapının üst katı sütunlarla çevrili bir taraça biçimindedir. Taraçanın alt bölümünü 2 m. yüksekliğinde kabartma bir friz serisi çevirir. Frizler üzerinde tanrılarla devlerin savaşları canlandırmıştır. İşte bu anıtsal yapının tamamı C. Humann tarafından Almanya’ya kaçırılmıştır.

1861 yılında Sadrazam Keçecizade Fuad Paşa, yol sorunlarını ele alarak işe Batı Anadolu yol planlaması ile başlamıştı. Bunun için kendisine önerilen Carl Humann adlı bir Alman yol mühendisini Türkiye’ye davet etti. C. Humann 1865 yılında İzmir-İstanbul arasındaki karayolu inşaatında görev aldı. Çalışmaları sırasında Dikili’nin 27 km ilerisindeki Bergama’yı fark edince 1866 yılında antik Pergamon kentinin yer aldığı Bergama’yı kendisine şantiye  merkezi olarak seçti. Amacı buradaki eserleri Almanya’ya taşımaktı. Humann, emrinde bulunan yol inşaatı işçilerinden bir bölümünü Bergama’daki tarihi eserlerin bulunmasında çalıştırıyordu ve çıkan eserleri depolayıp ülkesine yolluyordu. 1871 yılına değin kazı izni almadan kaçak kazılara devam etti. Kazı izini çıkana değin Zeus Sunağı’nın pek çok parçasını Almanya’ya kaçırmıştı bile.

Osmanlı Devleti’nden alınan izin doğrultusunda resmi kazıların başlama tarihi ise ancak 1878 yılı olmuştur. Humann 9 Eylül 1878 Pazartesi günü 14 işçiyle resmi olarak kazıyı başlattı. Ancak Humann’ın amacı olabildiğince çok sayıda eski eser bulmak ve bunları Almanya’ya kaçırmak olduğu için arkeolojik kazı disiplininden uzak, adeta bir defineci mantığıyla çalışarak yağmasını sürdürmüştür. Bu ilk çalışmalar sırasında, sunağın son derece değerli frizinin büyük parçaları ve çok sayıda heykel bulundu. 1 Ocak 1880’de 100 sandık eser kaçırıldı. Eserler deniz yoluyla götürüleceği için Dikili limanı kullanılıyordu. Alman elçiliği eserlerin Dikili’den taşınması için savaş gemisi ‘Comet’i’ tahsis etmişti. Humann 1880-1881 ve 1883-1886 yıllarında kazı çalışmalarına devam edip, Pergamon’u soymaya devam etti. Buluntular, arabalarla Dikili limanına taşınıyor ve ardından Alman Donanması gemilerine yüklenerek Berlin’e götürülüyordu.

Bu soygunu devlet yetkilileri seyrediyor, İzmir’de bir grup Rum kökenli aydından başka hiç kimse karşı çıkmıyordu.

Bergama’dan Berlin’e götürülen eserlerin sergilenmesi için, 1882 yılında önce Berlin Arkeoloji Müzesi’nde, ‘Bergama Salonu’ adı verilen bir yer ayrılmıştır. Daha sonra bu eserler için, ‘Pergamon Museum’ adı ile anılan, yapımı 1910 yılında başlayan ve 1930’da tamamlanan ayrı bir müze binası inşa edilmiştir. Yani Almanlar Bergama’yı ve Anadolu’yu o denli yağmalamışlardı ki, sadece Zeus Sunağı’nı ve öteki eserleri sergileyebilmek için ayrı bir müze yapmak gereği duymuşlar ve utanmadan adını ‘Pergamon Museum’ koymuşlardır.

1945’te Sovyet ordusu, Berlin’i ele geçirdiğinde, Almanya’daki müzelerden çok sayıda eser Sovyet topraklarına taşındı. Zeus Sunağı da bu eserler arasındaydı. Sovyetler Birliği ve Demokratik Almanya Cumhuriyeti (Doğu Almanya) arasında bir dizi görüşmeler sonunda 1958 yılında, Zeus Sunağı da dahil olmak üzere birçok eser Almanya’ya geri verildi. Zeus Sunağı’nın asıl vatanı olan Türkiye, 1990’lardan beri sunağın Bergama’ya geri getirilmesi için Almanya ile görüşmeler yapmaktadır.

Yaşamı boyunca ülkemizdeki yasalara karşı pervasız davranışını sürdüren büyük soyguncu Humann, Anadolu’nun birçok yerinde kazı çalışmasında bulunarak oradaki eserleri Almanya’ya kaçırmıştır. Bu kazılardan en önemlisi 1865’te başladığı Bergama kazısıdır. Daha sonra 1868’de Priene antik kentinde, 1892’de Magnesia antik kentinde kazılar yapmıştır. 1888’de Tralles’de, 1877’de Hierapolis’de (Pamukkale), 1882’de Boğazköy ve 1883’de Nemrut’ta kazılar yapmıştır. Ayrıca Didim, Zincirli, Sakçagözü ve Milet’te 1896-98 yılları arasında kazı çalışmaları yapmış eserlerimizi Almanya’ya kaçırmıştır. Ayrıca Humann, 1888’de Gaziantep, İslahiye yakınındaki Zincirli’de yüzlerce Hitit kaya kabartmasını ana kayalardan 20 cm. kalınlığında kestirerek kağnılarla İskenderun Limanına oradan gemiyle Berlin’e kaçırır.

Soyguncu ve hırsız Carl Humann, 12 Nisan 1896’da İzmir’de öldü. İsteği üzerine İzmir’de bir kilisenin bahçesine gömüldü. 18 Mart 1954 tarihinde Türkiye’yi ziyaret eden Alman Başbakanı Konrad Adenauer Başbakan Adnan Menderes’ten Humann’ın mezarının Bergama’ya naklini isteyince bu soyguncunun mezarı bir ödül gibi yağmaladığı Bergama’ya taşındı. Bu arsız adamın mezarı halen oradadır.

Carl Humann ile başlayan Pergamon kazıları günümüzde halen Almanlar tarafından devam ettirilmektedir. Böylesine soyguncu bir ülkeye hala arkeolojik kazı izinlerinin verilmesi anlaşılmaz bir durumdur. Kaldı ki bu izinler sadece Bergama ile sınırlı olmayıp Priene, Milet, Didyma ve öteki yerleri de kapsar durumdadır. Yani sözün özü Anadolu’yu yağmalayan ülkelerin en başında gelen Almanya’nın soygunlarının hala farkına varamamışız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER