HALİKARNAS-BODRUM YAĞMASI ve İNGİLİZLER
Halikarnas ya da Halikarnassos, günümüzde Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan ve Karya döneminde parlak bir dönem yaşamış antik bir yerleşimdir. Bir süre Karya bölgesinin başkentliğini yapan bu kentte kurulan krallık, Anadolu’nun önemli siyasi güçlerinden biri olmuştur. Ünlü tarihçi Herodot da bu kentin yetiştirdiği isimlerdendir. Halikarnas (Bodrum), dünyanın yedi harikasından biri sayılan Halikarnas Mausoleumu (Anıt Mezarı) ile ün kazanmıştır. Diğer altı harika ise Efes Artemis Tapınağı, Babil Asma Bahçeleri, Olympia’daki Zeus Heykeli, Rodos Heykeli, İskenderiye Feneri ve Giza Piramitleri’dir.
Anıt mezar, Karya satrabı Mausolos için yapılmıştır. İnşasına muhtemelen Mausolos’un sağlığında, MÖ 355 yılında başlanmıştır. Onun MÖ 353’teki ölümünün ardından karısı Artemisia çalışmaları sürdürmüş; Artemisia’nın MÖ 351’de ölümünden sonra ise Mausolos’un diğer kardeşleri inşaata devam ederek yapıyı tamamlamıştır.
Antik yazarlar, yapının mimarı olarak Pytheos’u gösterir. Vitruvius, MÖ 4. yüzyılın en önemli dört heykeltıraşının anıt üzerinde çalıştığını yazar: Doğuda Skopas, batıda Leokhares, kuzeyde Bryaksis ve güneyde Timotheos. Bryaksis Karyalıdır; diğer sanatçılar ise Yunanistan’dan gelmiştir. Romalı yazar Plinius’un aktardığına göre, anıt kareye yakın bir plana sahipti; taban ölçüleri 32 x 38 metre, yüksekliği ise 55 metreydi. Uzun kenarı 242,5 metre, kısa kenarı 105 metre olan geniş bir alanın kuzeydoğu köşesinde yükselmekteydi. Yapı dört bölümden oluşuyordu: En altta yüksek bir kaide, onun üzerinde uzun kenarında 11, kısa kenarında 9 adet İon sütunu bulunan tapınak görünümünde bir bölüm, onun üzerinde 24 basamaklı piramit biçimli çatı ve en tepede dört atın çektiği bir araba içinde Mausolos ile Artemisia’nın heykelleri vardı. Dört atlı araba Pytheos’a atfedilir. Kral ve kraliçenin üç metre yüksekliğindeki heykelleri ile Yunanlılar ve Amazonlar arasındaki savaşı betimleyen frizler bugün British Museum’dadır.

Anıt mezar, 14. yüzyıl başlarında muhtemelen bir deprem sonucu yıkılmış; sütunlar ve heykeller büyük ölçüde parçalanmıştır. 15. yüzyıl başlarında Rodos’tan gelen St. John Şövalyeleri Bodrum Kalesi’ni inşa ederken, Anıt mezarın taşlarını yoğun biçimde kullanmışlardır. Onların taş ocağı gibi gördükleri kalıntıları acımasızca söküp yok etmeleri, yapının depremde gördüğü zarardan çok daha büyük tahribata yol açmıştır. O dönemde Anıta ait çok az parça kalmış ve bunlar da toprak yığınları altında kalmıştı.
Bodrum’daki anıtın parçaları ve öteki eserler, Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi İngilizler tarafından yağmalanmıştır. 1844 yılında İzmir’e yaptığı bir gezi sırasında Bodrum’a da uğrayan İngiliz Elçisi Lord Stratford Canning, kale duvarlarında Anıt mezardan devşirilmiş kabartmaları görmüş ve bunları İngiltere’ye götürmeye karar vermiştir. Osmanlı döneminde yabancı elçilerin, diplomatik baskı veya rüşvet yoluyla eski eserleri kaçırmada büyük pay sahibi olduklarını da belirtmem gerekir. Canning, üç yıllık uğraşın ardından 1846’da Sultan Abdülmecid’den izin almış; kalenin duvarlarındaki kabartmaları söktürüp gemilerle İngiltere’ye göndermiştir. Üstelik nakliye masrafları da padişah tarafından karşılanmıştır. British Museum’daki ilgili salonun girişine şu yazı konmuştur:
“Bu Mausoleum- Anıt mezarın frizleri, 1846 yılında Osmanlı Sultanı Mecid tarafından elçi Stradford Canning’e, onun tarafından da British Museum ’a armağan edildi. ”
Halikarnas Anıt Mezarı’nı en geniş çapta yağmalayan kişi ise İngiliz Charles Thomas Newton’dur. 1816’da İngiltere’nin Herefordshire kentinde doğan ve 1894’te ölen Newton, arkeolog ve diplomattı. Bodrum’da yaptığı kazılarla, anıt mezarın heykel ve kabartmalarını British Museum’a taşımıştır. 1855’te İstanbul Hipodromu kazısında Delphi kökenli bronz bir yılanı bulmuş ve diğer eserlerle birlikte British Museum’a götürmüştü. Aynı yıl Bodrum’a gelerek keşif yapmış, 1856’da ise anıt mezar alanında kazılar yapmak üzere yeniden gelmiştir. Osmanlı Devleti’nden gerekli izinleri alan Newton, 12 basamaklı kaide döşemesini ve mezar odasını bulmuş, bulunan tüm parçaları İngiltere’ye göndermiştir. Ayrıca batı cephesinde temelden aşağıya inen bir merdiven ve kapı kanadı olduğu anlaşılan iki tonluk taş bir levha ortaya çıkarmıştır. Newton, 1856-1857 arasındaki çalışmalarda Mausolos ve Artemisia’nın heykelleri ile dört atlı arabanın parçalarını da İngiltere’ye kaçırmıştır. 1858’de Bodrum Kalesi duvarlarında bulunan iki aslan heykelini de ülkesine taşımıştır. Newton, daha sonra 1859’a kadar üç yıl boyunca bölgede kazılarını sürdürmüş ve British Museum’a çok sayıda eser kazandırmıştır. Bu gözü doymaz yağmacı Bodrum yakınlardaki Kıyıkışlacık Köyü’deki Iasos mezarlığında, Knidos (Datça) ve Didim antik kentinde yaptığı kazılarda bulduklarını İngiltere’ye kaçırdı.
Osmanlı döneminde Bodrum’daki eski eser kaçakçılığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında da devam etmiştir. İtalyan arkeologlar, izinsiz kazılar yaparak özellikle Bodrum Kalesi’nde buldukları eserleri Rodos Adası’na götürmüşlerdir. Rodos’ta depolanan bu eserlerin Türk müzelerine teslim edilmesi gerekirken, İtalya’ya kaçırıldığı bilinmektedir.































YORUMLAR