Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Semih Tulay
Ahmet Semih Tulay

ANADOLU’YU YAĞMALAYAN YABANCILAR (6)

MİLET’İ YAĞMALAYAN ALMAN THEODOR WİEGAND

Anadolu’nun birçok yerinde kazı çalışmaları yapan ve Milet’ten eserler kaçırmasıyla tanınan Alman arkeolog Theodor Wiegand, 1864 yılında Almanya’nın Bendorf bölgesinde doğmuştur. Wiegand, özellikle Milet’teki anıtsal kapıyı Almanya’ya götürmesiyle ün kazanmıştır.

“Filozoflar Kenti” olarak bilinen Milet, antik çağda dört limanıyla Ege’nin en önemli ticaret merkezlerinden biriydi. Aydın’ın Didim ilçesine bağlı Balat köyünde yer alan kent, MÖ 1600’lerde kurulmuş, MÖ 6. yüzyılda ise en parlak dönemini yaşamıştır. Tales, Anaksimenes, Anaksimandros ve Aspasia gibi filozoflar burada yetişmiştir.

MÖ 494’te Persler tarafından yakılıp yıkılan Milet, kısa süre sonra yeniden canlanmış; Roma döneminde büyüyüp gelişmiştir. Bizans ve Menteşe Beyliği dönemlerinin ardından Osmanlı devrinde küçük bir köy ve harabe haline gelmiştir. Büyük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle limanları dolmuş, kent günümüzde denizden yaklaşık 10 km içeride kalmıştır.

Milet’teki ilk kazılar 1872’de Fransız arkeolog Olivier Rayet tarafından yapılmıştır. Almanların kazıları ise 1896’da ünlü yağmacı Carl Humann ile başlamış, onun ölümünden sonra Berlin Müzeleri Müdürü Richard Schöne tarafından sürdürülmüştür. Ardından görevi devralan Wiegand, 1899’da kazılara başlamış ve bulduğu eserleri Almanya’ya göndermiştir.

Bu eserler arasında en önemlisi, Güney Agora’nın kuzey kenarında yer alan “Pazaryeri Kapısı”dır. MS 2. yüzyılda mermerden inşa edilen bu görkemli yapı 15 metre yüksekliğinde, 30 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğindeydi. Üç yuvarlak kemerli giriş kapısı, sütunlarla yükseltilmiş setler ve üst katta nişlerle süslenmişti.

Milet Anıtsal Kapı. Almanya Pergamon Müzesi.

1907-1908 yıllarında yağmacı Wiegand, bu anısal kapının parçalarını numaralayarak sandıklara yerleştirdi. Önce çok önemli parçaları İzmir’e göndererek gemiye yükletti. Diğerlerini de “pek önemli parçalar değil, sadece yapı taşlarıdır” diyerek Osmanlı Devleti’nden aldığı izinle başka bir gemiyle Marsilya’ya, oradan da trenle Berlin’e sevk etti. Böylece yaklaşık 750 tonluk bu anıtsal yapı parça parça yağmacı Wiegand tarafından Almanya’ya kaçırılmıştır.

Kaçırılan kapı günümüzde Berlin’de Pergamon Müzesi’nde, ayrı bir salonda, aslına uygun şekilde restore edilerek Bergama’dan kaçırılan Zeus sunağının az ötesinde yerini aldı. Anıtın çevresinde ve bitişik salonlarda Milet’ten kaçırılan heykeller ile gerçekten bir şaheser olan üç ayaklı kazan yer almaktadır.

 

Anıtsal kapıdan günümüze kalanlar.

Soyguncu Wiegand, Milet kazıları devam ederken Didim (1905-1911) ve Samos Adası’nda (1910-1911) başka kazılara da katıldı. Yunanistan’daki Delphi Apollon Kutsal Alanı’ndan sonra gelen antik çağın önemli kutsal alanlarından biri olan Didim Apollon tapınağında yapılan çalışmalarda da eserlerimiz yağmalanmıştır. Didim’deki Apollon Tapınağı’ndaki mermerlerin bir bölümü İzmir Müzesi’ne taşınırken bir kısmı da Almanların Güzel Sanatlar Akademisi’ne verdiği eserler karşılığında, Berlin Müzesi’ne gönderilmiştir.

Wiegand’ın kazı yaptığı bir başka antik şehir Aydın’ın Söke ilçesi, Gülbahçe kasabasında bulunan Priene antik kentidir. Burada Almanlar tarafından uzun yıllar kazı yapılmıştır. İlk kazıyı kendisi hakkında daha önce bilgi verdiğimiz yağmacı Carl Humann 1868 yılında yapmıştır. Bundan sonraki Alman kazıları ise, 1895’te Th. Wiegand tarafından yapılmıştır. 1895’te kazılara başlanmış ve 1899’da kazılara son verilmiştir. Wiegand arkeolojik kazılar sonucunda, antik Priene kentini tamamen ortaya çıkartmıştır. Kazıların çıkartılan eserlerin önemlileri Almanya’ya yollanmıştır.

Yağmacılığa devam eden Wiegand’ın son kazısı, 1927’de yeniden başlatılan Bergama kazıları olmuştur. Theodor Wiegand, Aralık 1936’da 72 yaşında Berlin’de öldü.

Son söz: 19. yüzyıl ortalarından Cumhuriyet dönemine değin özellikle Almanya, İngiltere Fransa ve Avusturya gibi Batılı devletlerin Anadolu’da yaptıkları aslında yağmaya yönelik arkeolojik kazılar, Osmanlı devletinin eski eserlere karşı umursamazlığı, özellikle de İslam öncesi arkeolojik kalıntılara ilgisizlik ve basiretsiz, cahil, rüşvetçi görevliler yüzünden acımasız bir kültür soygununa dönüşmüştür. Anadolu uygarlıklarına ait binlerce eserimiz yurt dışına kaçırılmış, bugün yabancı müzelerde sergilenmektedir. Ne yazık ki Anadolu’yu soyup soğana çeviren başta Almanya olmak üzere kimi ülkelere hala kazı izini verilmekte bunlar 100 yıl önce başlattıkları kazıları günümüzde de sürdürmektedirler.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER