Gordion (Polatlı) kazılarında ele geçen kilden yapılmış ağırşaklar, dokuma tezgahı ağırlıkları, fildişi, ahşap ve kemikten yapılmış aletler, demir ve tunçtan yapılmış iğneler ve düğümlenen ipleri kesmede kullanılan bıçaklar Frigler’de dokuma sanatının önemli ve ileri bir seviyede olduğuna işaret etmektedirler. Bu bağlamda Gordion kazısında bulunan dokuma tarağı eşsiz bir örnektir. Ahşaptan yapılmış bu tarak, yanmış şekilde dokuma parçalarının yanında bulunmuştur.
Frigler Anadolu’da yetiştirdikleri koyun ve keçilerden çok kaliteli yün ve kıllar elde etmişlerdir. Bugün bile İç Anadolu’da yetiştirilen Ankara keçisinin ‘moher’ olarak bilinen yünü dünyaca ünlüdür. Hayvanlardan alınan kaliteli yünlerin dokuma kumaşlara, kilimlere ve yaygılara dönüştürülmesi Frigler’de geleneksel bir zenaat hatta bir sanat biçimine gelmişti. Gordion’da tümülüslerde parçalar halinde de olsa ele geçen keten ve yünden dokuma kalıntıları Frig toplumunda çok gelişmiş bir tekstil iş kolunun somut kanıtlarıdır.
Yapılan dokumalar Frigler’in kendilerine özgü desen ve motiflerle bezenmiştir.
Frigler, dokumacılıkta sadece hayvan tüy ve kıllarından elde edilen iplikleri değil, keten ve kenevir gibi bitkisel liflerden elde edilen iplikleri de kullanarak güzel ve kaliteli dokumalar yapmışlardır.
Naturalis Historia ‘Doğa Tarihi’ adlı kitabın yazarı Romalı Yaşlı Plinius, iğneyle nakış işleme sanatının Friglerin bir buluşu olduğundan söz ederek bu nedenle nakışlı giysilere ‘Phryg’, bu nakışlı giysileri yapanlara ustalara Phrygio adı verildiğini söyler. Phrygio, Latince’de ‘nakış işleyen’ demektir. Ayrıca altın simle kumaş üzerine nakış işleme sanatının bir Frig buluşu olduğu söylenir.
Frigler’de kadın ve erkek giysileri hatta asker giysileri bile süslemeli olup, iyi bir işçilik gösterirler. Frig kadınlarının giysileri ve takıları hakkındaki bilgileri Kimmer yıkımı sonrasına tarihlenen Gordion duvar resimleri ile Til Barsip Sarayı duvar resimlerinden öğreniyoruz. Til Barsip’deki Frig kadınları; yatay bantlarla süslü uzun giysiler, çan biçimli püskülleri olan erkeklerinkine benzer tunikler giymişlerdir.
Frig kadınları hakkında en iyi görseller yangınla harap olduktan sonra Frig Orta Çağı’nda yenilenen Gordion Kenti Kale giriş kompleksinde (dış avluda) yer alan ‘Boyalı Ev’de elde edilmiştir. Buradaki resimler özellikle Frig kadınları hakkında giysilerinden, takılarına hatta saç biçimlerine değin birçok konuda ayrıntılı bilgiler vermektedirler.
Figürlerin çoğunluğu parlak renklerde Doğu-Hellen tarzında khiton-uzun tunik, himation-şal giymişlerdir. Ayrıca kadınların başlarında duvaklar ve günümüz modası olan türbanlar görülmektedir.
Erkekler desenli pantolonlar ile işlemeli ve desenli üst giysiler giymişler, giysileri tutturmak için kendi buluşları olan fibulaları yani giysi iğnelerini sıklıkla kullanmışlardır.
Frigler’de asker giysileri de süslü ve güzel idiler. Askerler deriden, uç kesimi öne eğik Frig başlıkları bazen de sorguçlu, yanaklıklı madeni miğfer takarlardı. Frig yaya askerleri çoğu kez dizlerden yukarı doğru çıkan uzun çorap, uçları işlemeli kısa kısa etek giyiyorlar, silah olarak genellikle kısa mızrak, hançer ve yuvarlak kalkanlar taşıyorlardı.
Dokuma sanatı içinde çok önemli bir yer tutan ve Frigler’in bu konuda üstün yeteneklerini gösteren bir başka dokuma türü kilim ve yaygılardır. Anadolu’da kilimin çıkış noktasının Frigya olduğu Gordion kazı başkanı R. S. Young’un çalışmalarıyla saptanmıştır. Türk kilimlerinin atası olan ve Frigler’in ‘tapetes’ ya da ‘tapates’ olarak adlandırdıkları Frig kilimlerinin antik dünyanın en sevilen ürünleri arasında olduğu ve birçok yere ihraç edildiği bilinmektedir. Frigler’in kilim için kullandıkları ‘tapetes’ sözcüğü günümüzde kimi Avrupa dillerinde halı karşılığı olarak benzer sözcüklerle karşımıza çıkar. Örneğin, Fransızca ‘tapis’, Portekizce ‘tapeta’, İtalyanca ‘tappeto’, Almanca ‘teppich’, Danca ‘taeppe’ gibi.

Frig halı ve kilimlerinin üzerlerindeki geometrik motiflerin günümüzde Anadolu dokuma ve kilimlerinde kullanılan motiflerle şaşılacak bir benzerlikte olmaları bizlerin onların mirasçısı olmamız yanında Anadolu kültürlerinin devamlılığının önemli bir işaretidir. Yukarıdaki resimde bir Frig ahşap paravan ve 17-18. yy’a ait bir Konya halısı görülmektedir. Her ikisi üzerindeki motiflere dikkat ediniz. Arada en az 2700 yıl vardır. Sözün özü Anadolu kadını 3000 yıldır aynı motifleri ve belki de aynı duygularla ilmik ilmik işler durur.































YORUMLAR