Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Semih Tulay
Ahmet Semih Tulay

EMİRDAĞLI BİZANS İMPARATORLARI

Emirdağ İlçesi, Hisarköyü’nde yer alan ve Amorion, Amorium olarak adlandırılan kent MÖ 2000’li yıllardan itibaren Hitit, Frig, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kesintisiz yerleşim görmüş bir antik kenttir. Klasik ve Hellenistik dönemlere ait şimdilik çok fazla arkeolojik kalıntılar olmamasına karşın Amorium’un o dönemlerde de önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Çünkü, Amorium’un Roma Senatosu tarafından bölgede kendi parasını basma izni verilen ilk kentler arasında oluşu, MÖ1’inci yüzyıl başlarında Doğu Frigya’da önemli bir konumda olduğunu göstermektedir. Amorium antik dönemde yılın belli zamanlarında düzenli olarak yapılan festival ve fuarlarıyla civar kasabalardan çok sayıda insanı çeken önemli bir ticaret kenti idi.

Amorium, MS 431’de piskoposluk haline gelmiştir. 640 yılından itibaren Anadolu’da Bizans ordusunun askeri karargahı ve sonra da Anatolikon Thema’sının (eyalet) başkenti olmuştur.

Dönemin Arap kaynakları Amorium’dan Anadolu’nun en büyük kenti olarak söz ederler.

Bizans döneminde İstanbul yolu üzerindeki önemli bir kale niteliği ve Marmara bölgesinden önceki son büyük savunma mevzii oluşu nedeniyle Bizans topraklarının korunmasında Amorium güçlü bir kale görevi görmüştür.

641 yılından sonra Arapların Anadolu’ya ilk akınlarının başlamasından birkaç yıl geçmeden Amorium da Arap saldırısına maruz kalmıştır. Amorium’a art arda Arap saldırıları yaklaşık iki yüz yıl boyunca sürmüş, 668’de kalenin Araplarca fethine karşın kısa süre sonra Bizanslılarca geri alınmış ve 716, 796 yıllarındaki büyük saldırılar ise püskürtülmüştür. 838 yılında Harun Reşid’in oğlu Mutasım’ın (833-842) ordusu tarafından kuşatılan, 931’de Tarsus Emir’i tarafından ateşe verilen kent, kazılardan elde edilen verilere göre MS10 ve 11.’inci yüzyıllarda askeri ve stratejik önemini yeniden kazanmıştır.

Amorium Malazgirt Meydan Muharebesi öncesinde Anadolu’ya akınlar düzenleyen Türkmen beylerinden Ahmet Şah ve Emir Afşin tarafından 1068 yılında bir süre zapt edilmiştir. Bölgeye geniş çaplı Türkmen yerleşimi ve bölge nüfusunun Türkleşmesi ise Anadolu Selçuklu devleti ile Bizans arasında 1116 yılında yapılan Bolybotum savaşından sonra olmuştur.

Amorium askeri açıdan çok önemli olduğu gibi tanınmış insanların yetiştiği bir kenttir. Örneğin, tüm dünyanın tanıdığı hayvan öyküleri yazarı Ezop (MÖ 620-560) burada doğmuştur. Öğrencisi olduğu rahip tarafından İslam dininin hak din olduğunun söylenmesi üzerine Müslüman olmak için Medine’ye giden Sahabe Selman-ı Farisi (568-656) Müslüman olmazdan önce bu kentteki kilisede çalışmıştır. Yani şehir Hristiyanlık kadar da İslamiyet için de önemli bir kenttir. 908 yılında ölen Aziz Blaise bu kentli önemli Hristiyan bir rahip ve azizdir.

Amorium bu önemli kişiliklerden başka üç Bizans imparatoru yetiştirmiştir. Bunlardan ilki olan II. Mihail Bizans imparatoru ve Amorian/Frigya hanedanlığının kurucusudur.

İmparator V. Leo Ermeni’nin (813-820) öldürülmesinin ardından Bizans’ta bir dönem kapanmış ve imparatorluk tahtına Leo’nun azmettiricisi olan II. Mikhail geçmiştir. “Kekeme” lakabı ile de bilinen II. Mikhail imparatorluğa kadar yükselmiş olan asker kökenli bir taşralıdır. II. Mikhail, Frigya bölgesinin Amorium kentinden olduğu için kurmuş olduğu hanedanlık Frigya ya da Amorium Hanedanlığı (820-867) olarak anılmaktadır.

Bu imparator ile başlayan hanedanlık Bizans İmparatorluğu’nu yaklaşık olarak yarım asır yönetmiştir.

829 yılının sonbaharında II. Mikhail geçirdiği böbrek rahatsızlığı yüzünden ölmüştür.

Mikhail’in ölümünden sonra tahta oğlu Theofilos (829-842) geçer. Neredeyse okuryazar olmayan babasının aksine Theofılos, iyi bir eğitim almıştı. Theofilos, sanattan ve estetikten anlayan bir imparatordu ve adaletli olmayı kendisine ilke edinmişti. Başkent Konstantinopolis sokaklarında tebdili kıyafet gezerek halkın durumunu ve fiyatları yakından takip ederdi. Bu dönemde özellikle saray ve çevresindeki imar çalışmaları için büyük çapta yatırımlar yapılmıştır. 20 Ocak 842’de Theofilos henüz otuz sekiz yaşındayken dizanteriden hayatını kaybeder.

Theofilos’un 842’deki ölümünün ardından oğlu III. Mikhail henüz dört yaşında olduğundan annesi Theodora onun yerine yönetimi naibe sıfatıyla ele alır. Theodora kocasını seven ve ona sadık bir kadındı. Kocası öldükten sonra bile onun hatırasına sahip çıkmış ve vasiyetlerini yerine getirmeye çalışmıştır. Tıpkı Theofilos zamanında olduğu gibi bu dönemde de Bizans hazinesi oldukça güçlüdür. Yine bu dönemde Araplara karşı girişilmiş olan mücadeleden de zaferle dönülmüştür

Bu arada Mikhail de büyümektedir. Kimi tarihçiler Amorium hanedanını kötülemek ve   Mikhail’i kötü göstermek için kendisine “ayyaş/sarhoş” lakabını takmışlardır. Mikhail’in iyi bir eğitim almasına çalışan ve iyi bir devlet adamı yetiştirebilmek için kendisine büyük olanaklar sunan annesinin isteğinin aksine o devlet işleriyle pek ilgili değildi. 856 yılında III. Mikhail 16 yaşına geldiğinde iktidarı ele geçirir ve en güvendiği dayısını varis ilan eder. Annesi ve kız kardeşlerini de bir manastıra gönderir. Böylece dolaylı olarak imparatorluğun yönetimi dayısı Bardas’a geçmiştir. Bardas yetenekli bir yönetici olup, onun döneminde Bizans kültür, sanat, edebiyat ve hitabet bakımından parlak bir dönem yaşamıştır. Bardas aynı zamanda ordunun başkomutanı sıfatıyla askeri alanda da önemli başarılar elde etmiştir.

III. Mikhail atlara çok düşkündü ve bu nedenle seyis olan Basil adında bir adamla tanışarak arkadaş olmuştu. Kısa sürede İmparatorun güvenini kazanan Basil onun en yakın arkadaşı hatta dostu oldu. 867 yılı baharında Basil bir yolunu bulup, Bardas’ı öldürdü. Mikhail ise dayısını öldüren ve sonsuz güvendiği Basil’i ortak imparator olarak ilan etti. Ancak Basil bununla yetinmeyerek “besle kargayı, oysun gözünü” hesabı sadece dört ay sonra kendisini seyislikten imparator ortaklığına kadar getiren dostu Mikhail’i bir Bizanslıya yakışır şekilde 867 yılının Eylül ayında bir gecede yatak odasında boğdurarak öldürttü. III. Mikhail’in ölmesiyle Amorium (Frigya) hanedanlığı dönemi de kapanıyor, Basil tahtta tek başına imparator oluyordu.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER