Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Semih Tulay
Ahmet Semih Tulay

ANADOLU’NUN EN ESKİ İNSANI-Denizli Adamı

Önemli araştırmalar yaparak çığır açan ve Anadolu insanlık tarihinin yeniden yazılmasını sağlayan bilim adamlarının başında Sayın Prof. Dr. Mehmet Cihat Alçiçek gelir. Halen Pamukkale Üniversitesi, Mühendislik fakültesi, Jeoloji Bölümünde öğretim görevlisi olan Cihat Hoca ile 2018 yılında Denizli, Pamukkale, Karahayıt’ta bir özel müzenin düzenlemesini yaptığımda tanıştık. Bu müzeye Afyonkarahisarlı iş insanı Sayın İbrahim Alimoğlu Denizli’deki kendisine ait traverten ocağında çıkan ve fabrikasında muhafaza ettiği fosillerden10 kadar yaprak ve yengeç fosili bağışlamıştı. O günlerde müzeye gelen hocanın fosiller dikkatini çekti ve konuşmamızın akabinde Cihat Hoca İbrahim Bey’deki fosilleri görmek üzere Afyonkarahisar’a geldi. Daha sonra ikinci kez Fransa Ulusal Tabiat Tarihi Müzesi uzmanlarıyla İbrahim Bey’in fosillerini incelemek üzere geldiler. Bunlar onun mesleğine ne kadar düşkün olduğunun bir göstergesi idi.

Gerçek, titiz bir bilim adamlığı yanında bir o kadar da alçak gönüllü olan Prof. Dr. M. Cihat Alçiçek yapmış olduğu çalışma ile insanlık tarihinde yeni bir sayfa açmıştır. Onun buluşuna geçmeden önce insanlık tarihinden kısaca söz etmek konunun anlaşılması yönünden yararlı olacaktır.

Paleontolojik (fosil bilim), jeolojk (yer bilim), antropolojik (insan bilimi) ve arkeolojik (kazı bilim) çalışmalar sonunda iki ayak üzerinde yürüyebilen insanın (Homo) doğrudan atası olarak varsayılan insanımsı varlıklar günümüzden 6 milyon yıl önce ortaya çıkmışlardır. Modern insanın ataları olarak kabul edilen ve Afrika’dan dünyaya yayılan insan türleri ise yaklaşık 3 milyon yıllık bir geçmişe sahiptir.

İnsan uygarlığındaki devirler: 1-Eski Taş Çağı (Paleolitik Çağ). 2.6 Milyon-12.000.  Bu dönem jeolojik olarak Kuvaterner (Dördüncü Zaman) dönemin Pleistosen bölümünü kapsar. Bu dönem yaklaşık1.8 milyon yıl öncesi olup, Buzul çağı ve buzul sonrası çağ olmak üzere ikiye ayrılır. İnsanoğlu ve mamutlar bu dönemde ortaya çıkmıştır. 2-Orta Taş (Mezolitik). 12.000-10 bin. 3-Yeni/Cilalı Taş Çağı (Neolitik Çağ). 10000-5000.  Bu devirde Würm buzul çağı sona ermiş, Jeolojik devir Pleistosen bitmiş Holosen devir başlamıştır. Neolitik dönemden sonra kronoloji devam ederek günümüze değin gelir.

İnsanlık tarihini 24 saat kabul edersek bunun %99 taş devirleri, % 1’lik bölümünü 5000 yıl başlayan devirler oluşturur. Yazılı tarihimiz bu sürenin bir kaç dakikasını kapsar. İnsanoğlu 5000 yıl öncesine değin tarih yazamamıştır. 3 milyon yıldır var olan insan 6 milyon yıldır evrim geçirmektedir. Bu sürenin %99 avcılık toplayıcılık, % 1’lik bölüm ise yerleşik yaşam, tarım, hayvan evcilleştirme ve endüstri devrimi ile geçmiştir.

İnsanoğlu günümüz modern insana gelinceye değin özetle şu evrelerden geçmiştir. 1-Homo Habilis: 2.4-1.4 milyon yıl önce yaşamış olan Homo Habilisler becerikli insan olarak tanımlanırlar. Taş alet yapan ve boyları 100-135 cm, beyin hacimleri 600-800 cc arasında olan bu ırk Afrika’dan dışarıya çıkmamıştır. 2-Homo Erectus: “Dik yürüyen insan” anlamına gelir, en eski kalıntıları yaklaşık 2 milyon yıl öncesine tarihlendirilen, Jeolojik devir Pleistosen’de yaşamış soyu tükenmiş bir arkaik insan türüdür. İnsan benzeri bir vücut yapısı ve yürüyüşe sahip olan, Afrika’dan göç ederek Asya ve Avrupa’ya yerleşen ve ateşi kullanan ilk insan türüdür. Mağaralarda yaşayan, alet kullanan, toplu olarak avcılık, toplayıcılık yapan, H. Erectus’ların konuşma yeteneğine sahip olup olmadıkları bilinmiyor. Erectusların ağırlıkları 40 ila 68 kg,  boyu 1.80, beyin hacimleri 900-1250 cc. idi. Dünya üzerinde en uzun yaşayan insan ırkı olup, günümüzden 1,8 milyon ile 70.000 yıl önce Afrika’da, Hindistan, Çin ve Cava Adası gibi çeşitli bölgelerde yaşamışlardır. 3-Homo Neanderthalensis: Homo Sapiens Neanderthalensis olarak da adlandırılırlar.  Günümüzden 400.000 yıl önce ortaya çıkarak Avrupa ve Asya’da yaşamışlardır. Neandertaller ölülerini gömüyorlar, insanları tedavi ediyorlardı. Modern insan (Homo Sapiens) dışındaki son tür olan Homo Neandertaller günümüzden yaklaşık 30.000 yıl öncesine değin yaşamışlar ve sonra bu soy da tükenmiştir. 4-Homo Sapiens: Latince “akıllı, bilge” anlamına gelir ve bugünkü modern insanı yani bizleri tanımlar. Orta Pleistosen döneminde, yani günümüzden 250.000 yıl önce, 400.000 yıl öncesi ile ikinci Buzul Çağı arasında bir dönemde, Homo Erectus’tan Homo Sapiens’e doğru geçiş yaşanmıştır. Homo Sapiens 70.000 ile 50.000 yıl önce Afrika’dan göç edip Asya ve Avrupa’ya geçmişlerdir. Homo Sapiensler 30 yıl öncesine değin Neandertallerle birlikte yaşamışlardır. Günümüzde sadece Homo Sapiensler vardır.

Denizli’deki ocaklarda ve çevrede yapılan araştırmalarda 2 milyon yıl öncesine ait çok sayıda mamut, gergedan, zürafa, bizon, at, geyik, sığır, kaplumbağa ve yengeç fosilleri bulunmuştur.   Denizli’de düzenlediğim müzeye de 2018 yılında bir vatandaş tarafından çok büyük mamut dişi getirilmiş fosil vitrinine koymuştuk. Şimdi gelelim M. Cihat Hoca’nın buluşuna: Denizli’deki traverten ocaklarında sürekli yaptığı çalışmalar sırasında 2002 yılı Kasım ayında Honaz İlçesi, Kaklık Beldesi, Kocabaş Mahallesi’ndeki Dalmersan adlı işletmenin ocağından çıkan fosiller dikkatini çekmiş ve üzerinde çalışmaya başlamıştır. Böylece Denizli Adamı adı verilen Dünya’nın sayılı ve Türkiye’nin ilk ve tek Homo Erectus fosil kalıntısının Denizli’de ve 1.2 milyon yıl öncesine ait olduğu ortaya çıkmıştır.

Denizli Adamı adı verilen kişiye ait bu fosil parçaları üzerinde Prof. Dr. C. Alçiçek ve öteki bilim adamlarınca çalışmalar yapılarak makaleler hazırlanmış, toplantılar, sunumlar yapılarak bilim dünyasına tanıtılmıştır. Bu fosil Dünya’nın önemli antropoloji dergilerine kapak olmuş, makaleler yayınlanmıştır.

Prof. Dr. M. Cihat Alçiçek ve Denizli Adamı fosili. (Denizli dergisi Temmuz 2025, sayı 70)

Cihat Alçiçek’in keşfettiği fosil üzerinde Paleomanyetizma (kayaçların eski manyetik alanını inceleyen bilim dalı) ve kozmik radyasyon gibi ileri tekniklerle yapılan incelemelerde bu fosil yaşının 1.2 milyon yıllık olduğu saptanmıştır. Böylelikle daha önce Türkiye’deki bulunan insan fosilleri en eski 400 bin yıllık iken bu fosille çok daha eskiye inmiş böylece Anadolu insanlık tarihinde yeni bir sayfa açılmıştır. Alçiçek Hoca’nın buluşu ile bilim tarihinde birçok önemli konu açıklığa kavuşmuştur. 1-Homo Erectusların daha önce Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’ya ulaştığı görüşü varken bu fosille Anadolu’dan geçtiği kanıtlanmıştır. H. Erectuslar Afrika’dan Asya ve Avrupa’ya geçiş köprüsü olarak Anadolu’yu kullanmışlar, bu geçişte bir bölüm insan Batı Anadolu’da Denizli’ye yerleşmişlerdir. 2-Normal fosilleşmede yeraltı sularında çözünmüş halde bulunan kalsiyum, demir ve silisyum gibi mineraller ölmüş canlının kalıntılarındaki boşluklara dolar ve burada kristalleşir. Bu şekilde zamanla taşlaşan organizma fosilleşmiş olur. Ancak, 20-40 yaşlarda ve siyah tenli olan Denizli Adamı ölümünün hemen ardından korbonatlı sularla kaplanıp havayla teması kesilmiş böylelikle 1.2 milyon boyunca kemik dokusu korunmuştur. 3-Günümüzde açığa çıkan fosilde bakteriler oluşmaya başlamıştır. Denizli Adamı bu özelliğiyle kemik dokusu ve yüzeyine ait tüm anatomik özellikleri koruyan tek insan fosildir. 4-Kafatasının iç kısmında görülen doku bozulmalarının tüberkülozdan kaynaklandığı anlaşılmış. Böylece bu hastalığın 1.2 milyon öncesinde de olduğu kanıtlanmıştır. 5- Dünya’da çoğu müzede fosillerin kopyası sergilenirken nadir insan fosillerinden biri olan bu fosil halen Denizli Kent Müzesinde Fransa’da yaptırılan özel anti bakteriyel kutuda orijinal şekliyle sergilenmektedir.

Yaptığı bu değerli buluş nedeniyle “Fosil Avcısı” olarak adlandırılan Prof. Dr. M. Cihat Alçiçek’e 2010 yılında Türkiye Bilimler Akademisi tarafından “üstün başarılı genç bilim insanı ödülü” verilmiştir. 2012 yılında Paris’te düzenlenen törende Monako Devlet Başkanı Prens II. Albert tarafından, eski devlet başkanı Prens II. Rainier adına verilen “Prens Rainer Bilim Ödülü” ile ödüllendirilmiştir. Bu iki önemli ödülden başka C. Alçiçek Hoca 2004 yılında Jeoloji Mühendisleri Odası’nın “altın çekiç” ödülünü almıştır. Ayrıca Pamukkale Üniversitesi’nin “2017 Yıllık Atıf Ödülü” sahibi olmuştur.

Tanımaktan mutluluk duyduğum değerli bilim adamı Prof. Dr. M. Cihat Alçiçek Hoca’nın daha nice nice önemli bilimsel çalışmalara imza atmasını diliyorum.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER