AFSÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri tarafından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Dersi kapsamında Zafer Sağlık Külliyesi A Blok’ta 22 Aralık 2025 tarihinde 5. Geleneksel Çocuklar İçin Terapötik Eğitici Oyuncak Tasarım Sergisi açıldı. Bu yıl düzenlenen etkinlikte hemşirelik öğrencilerinin tasarladığı terapötik-eğitici oyuncaklar sergilendi.
Dr. Öğr. Üyesi Hamide Nur Çevik Özdemir danışmanlığında yürütülen toplumsal katkı faaliyeti kapsamında hemşirelik öğrencileri hastanede tedavi gören, özel bakım gereksinimi olan çocuklara yönelik terapötik-eğitici oyuncak tasarladılar.

Bu tasarımlarda bir değerlendirme yapılarak ilk 3 dereceye girenlere ve mansiyon ödülüne layık görülen eserler ödüllendirildi. Tasarımda ödül kazanan öğrenciler
1.Huriye Engin: Renkli Hisler 2.Deniz Tastan: Mimi’nin Masası 3.Mehmet Kaya: Robodoc
Mansiyon Ödülünü alanlar Besna Erdoğan ve Hikmet Özdil oldular.
Terapötik oyuncaklar hasta çocukların hastane korku ve kaygılarını en aza indirmek, çocuklarla güvenli iletişim kurmak amacıyla tasarlanması çok güzel.
Her masayı tek tek dolaştım tüm gençlerden yaptıkları çalışmaları hakkında bilgi aldım. Düşünceleri, yaptıklarını, amaçlarını gördükçe inanın ben çok mutlu oldum. Her yılda zamanım oldukça böylesine değerli etkinlikte yer almaya özen gösteriyorum. Öğrencilere yaptığı çalışmalardan sizler için anlatmalarını istedim.
İşte böylesine güzel çalışmalar yapan genç öğrenci kardeşlerimizden Huriye Engin ile tasarımlarına başlamak istiyorum.
Huriye Engin: “Oyuncağımın ismi: Renkli Hisler. Bu terapötik oyuncağı. Çocukların duygusal farkındalığını artırmak, duygularını kabul etmelerini desteklemek ve kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırmak amacıyla hazırladım. Soyut olan duygularımız, somut ve anlaşılır hale getirmeyi hedefledim. Duygular bastırıldığında değil, anlaşıldığında iyileştiricidir.”

Deniz Taştan: “Ben bu oyuncağı kemoterapi alan okul çağındaki bir kız çocuğunu hayal ettim. Her kız gibi onun da makyaj ürünlerine hep bir merakı vardı fakat yaşı küçük olduğu için bu tarz şeyleri kullanması onun cildi için zararlı ve bu makyaj ürünleri kemoterapi alan çocuklar için daha zararlı çünkü bağışıklık sistemleri daha zayıf bu ilaçların yan etkilerinden dolayı bazılarında benlik saygısında bozulma meydana geliyor bende bu masayı tasarlarken onların kendilerini biraz daha iyi hissetmeleri için tasarladım hepsini kendim doğal ürünlerden tasarladım. Umarım onların bir anlık da olsa yüzlerinde gülümsemeye onlarla bir köprü kurmaya sebep olabilirim.”

Mehmet Kaya: “Oyuncağımın adı Robodoc, 3-12 yaş arası çocuklar için uygundur. Robodoc’un hikayesi eskilere dayanır. Yıllar önce 4 kanser hastası çocuğun hastane ortamında tıbbi malzemelerle oluşturduğu bu oyuncağın tek amacı dünyayı iyileştirmek ve daha yaşanabilir bir hâle getirmektir. Robodoc dünyada birçok salgını önlemiş ve kanser gibi ölümcül hastalıklara çare bulmuş ve birçok ülkeden onur madalyası almış bir robot doktordur. Amaç, çocuğun eşleştirme kartlarıyla hastanede kullanılan tıbbi malzemeleri tanıtmak ve bu malzemelere karşı olan korkusunu gidermektir. Ayrıca Robodoc’un hikayesiyle çocuğun hayal gücüne, parçaları tamir ederek motor işlevlerinin gelişimine destek olmakta amaçlanır.”

Besna Erdoğan: Oyuncağımın adı: ‘Güçlü Savaşçıların İyileşme Pisti. Bu oyuncakla çocuğun tedavi sürecini korkmadan, oyunla ve bir hikâye içinde anlamasını amaçladım. Oyuncağın her aşaması, kemoterapinin evrelerini temsil edecek şekilde planlandı. Umarım bu oyuncak, onların yüzünde küçük de olsa bir gülümseme oluşturabilir ve iyileşme yolculuklarında onlara eşlik edebilir.”
Hikmet Özdil: “Oyuncağımın ismi: Ritim Şeker. Amacı. Çocukların hastane ortamı ve invaziv girişimlerden korkmasından dolayı onlara bu girişimleri oyunlaştırarak normalleştirmek için tasarladım.”

Fatma Nur Serin: Oyuncak adı: Minik ölçüm ustası. Oyuncağımın amacı: Kapiller kan şekeri ölçümü ile ilişkili çocukların korkularını azaltmak ve işleme yönelik duygularını öğrenmektir. Bu oyunda çocuk ilk başta ayıcıktan hemşire gözlemiyle hayali olarak bir kan şekeri ölçümü gerçekleştirir. Daha sonra hazırladığım duygu durum kartlarından (mutlu, üzgün, şaşkın, korkmuş) ayıcığın bu işlemde nasıl hissetmiş olduğunu seçer. Böylece işleme yönelik çocuğun gerçek duyguları öğrenilir.

Sude Çetişli: “Oyuncağımın adı: Ayı Nimo. Oyuncağım 3-6 yaş arası çocuklar için uygundur. Bu oyuncakta amaçladığım şey diyabet nedeni ile bacağını kaybetmesinin aslında bir eksiklik olmadığı, protez bacak kullanımlımın nasıl olduğu ve bende yapabilirim duygusunu anlatmaya çalıştım. Bu hastalığın çocuğun kimliğini yok etmediğini göstermek asıl temel amacımdı. Ayrıca protez bacak takıp çıkarılabiliyor.

Emine Nur Türkoğlu: Ayıcık Cesur’u, hastane odalarında en çok sessiz kalan şeyin çocukların korkuları olduğu düşüncesiyle ortaya çıkardım. Çocukların korkularını anlatmakta zorlandığını gördüğüm için, onları resmedip Ayıcık Cesur’un karnındaki küçük cebe bırakabilecekleri bir alan tasarladım. Böylece korkular saklanmak yerine paylaşılmış oluyor. Ayıcık Cesur bu korkuları ‘yutuyor’ ve çocuklara yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Elindeki yıldızlı değnek ise benim için umudun ve cesaretin simgesi; ışığı yandığında, korkuların cesarete dönüşebileceğini hatırlatıyor. Ayıcık Cesur’u korkusuzluk vaadiyle değil, korkularla birlikte daha güçlü hissedilebilen bir yol arkadaşı olarak düşündüm ve iyiliği çoğaltmak için hayata geçirdim.

Esma Cevril: “Oyuncağımın adı; Fatma Su. Bu oyuncak ismini lösemi tanısıyla ile Çocuk onkolojide yatan bir çocuğumuzun isminden almıştır. Hastane ortamındaki hemşirelere ve sağlıkçılara adaptasyonu sağlamak için hazırlanmıştır, aynı zamanda saçlarının olmaması da hastalığa dair bir farkındalık yaratmak için tasarlanmıştır. 3-6 yaş için uygun bir oyuncaktır.

Sıla Açıkgöz: “Oyuncağımın ismi Tedavi. Çocukların onkoloji tedavisine uyumunu artıran öğretici bir iyileşme destek aracıdır ve yemek yeme sürecini zorunluluktan çıkarıp interaktif bir oyuna dönüştürerek kemoterapinin yan etkisi olan iştahsızlıkla mücadeleye yardımcı olur.”
































YORUMLAR