Eskilerde şimdiki kadar kuru temizleme işyerleri bu kadar fazla değildi. Bildiğim kadarıyla bir tane enstitü caddesinde kuru temizlemeci vardı. O da genelde devlet memurları ve afyonun kodamanlarına hitabeden işyeriydi. Daha sonraları çoğaldı.
Eski adıyla kolacılık, elbise ceket gibi giyim eşyalarını ilk günkü gibi temizlendiği, buharlı ütülerle ütülendiği meslek dalıydı.
Annelerimiz evde bizlerin ceketlerimizi yıkarlardı ama kolacınınki gibi olmazdı. Bazı yerlerin kırışıklığı belli olurdu. O tarihlerde kurutma makineleri buharlı ütüler daha çıkmamış çoğu evde kömürlü ütüler kullanılırdı. Elektrikli ütüler gelin olacak kızların çeyizlerinde görülmeye başlamış lüks sayılabilecek eşyalardı.
İşte tam da o sıralarda kolacı Vural amcanın dükkanı önünden şampanya bakkala giderken geçerdim. Cafer ustamın ve terzi Hasan Kumalar amcamın karşısında idi.
Selamdan daha ileri geçmediğin bir esnaftı. Babamın değimiyle hiçbir alaveremiz olmamakla birlikte tanırdık.
Kolacı Vural amca Uzun boylu sayılabilecek şekilde beyaz tenli, zayıf genelde koyu renk ceket ve pantolon giyen başında kasketiyle giyimine oldukça özen gösteren bir insandı.
Kolacı Vural amca koyu bir Süleyman Demirel hayranıydı.
Rahmetlik Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı seçildiğinde dükkanının önüne çalgıcı (müzisyen) ekibi getirmiş. Onlar çalmış Vural usta akşama kadar oynamıştı. Yoruldukça dinlenmiş bir daha bir daha oynamıştı. Bunu unutmamız mümkün değil.
Allah rahmet eylesin kendi halinde kimsensin işine aşına karışmayan bir kişiydi. Etrafı tarafından sevilen bir insandı. Konuşmalarıyla insanları kırmazdı. Halim selim bir kişiydi. Mesleğin Afyondaki ilklerindendi.
O sıradaki neredeyse bütün esnaflar Dünya değiştirdi. Ne zaman Oradan geçsem o eski simaları ararım.
































YORUMLAR