Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Murat Erden
Murat Erden

Motorine Zam Geldi, Fatura Yine Vatandaşa

Motorine bir zam daha geldi.

Daha pompadaki son rakama alışamadan yeni bir fiyat artışının konuşuluyor olması, artık hayatımızın sıradan bir parçası haline geldi. Motorin tabelası değiştikçe vatandaşın hesabı da yeniden yapılıyor.

Peki bu zam sadece aracını kullananı mı ilgilendiriyor? Elbette hayır. Motorin zamlandığında yalnızca depoya daha fazla para ödenmiyor. Tarladaki traktörün maliyeti artıyor, ürünün taşınma maliyeti yükseliyor, nakliyecinin hesabı değişiyor, esnafın gideri kabarıyor. Sonunda bütün bu maliyetler dönüp dolaşıp vatandaşın sofrasına kadar geliyor. Yani motorine gelen zam, akaryakıt istasyonunda başlayıp mutfakta bitiyor.

Üretenden tüketene uzanan zincir

Çiftçiyi düşünün. Traktör tarlaya girecek, ürün ekilecek, ilaçlanacak, hasat yapılacak. Bunların önemli bir bölümünde motorin kullanılıyor. Motorinin litre fiyatı yükseldiğinde üreticinin maliyeti de yükseliyor. Üretici ne yapacak? Maliyetini tamamen sineye çekerse zarar edecek. Ürünün fiyatına yansıtırsa bu kez tüketici daha yüksek fiyatla karşılaşacak. İşte tam burada yıllardır çözülemeyen kısır döngü karşımıza çıkıyor. Üreticinin maliyeti artıyor, tüketicinin yükü artıyor. Arada ise herkes birbirine bakıyor. Zam gelmeden vatandaş hesabını yapıyor Motorine zam haberi bile vatandaşın bütçesini etkilemeye yetiyor. Çünkü artık insanlar yalnızca “Arabama ne kadar yakıt alacağım?” diye düşünmüyor.

“Markete ne kadar zam gelecek?”

“Servis ücretleri artacak mı?”

“Nakliye maliyeti ne olacak?”

“Ürünlerin fiyatı ne kadar yükselecek?” soruları da beraberinde geliyor.

Asıl düşündürücü olan ise insanların artık zamlara tepki vermekten çok, bir sonraki zammın ne zaman geleceğini bekler hale gelmesi. Bu normalleştirilecek bir tablo değil. Motorin fiyatı yükselirken vatandaştan yine sabır, yine tasarruf, yine fedakârlık beklemek kolay. Ama fedakârlığın da bir sınırı var. Gelir aynı hızda artmazken giderlerin sürekli yukarı doğru hareket etmesi, vatandaşın bütçesini her geçen gün biraz daha sıkıştırıyor.

Peki çözüm nerede?

Her motorin zammından sonra aynı tartışmayı yapmak yerine, artık daha temel bir soruyu sormak gerekiyor: Üretimin temel girdilerinden biri olan akaryakıt neden bu kadar ağır bir maliyet haline geliyor? Çünkü mesele artık sadece sürücünün deposu değil. Çiftçinin tarlası, nakliyecinin kamyonu, esnafın işletmesi ve vatandaşın mutfağı aynı zincirin içinde. Motorine gelecek her zam, bu zincirin tamamında hissedilecek. Bugün pompadaki fiyatı konuşuyoruz. Yarın marketteki etiketi konuşacağız. Sonra pazardaki fiyatı, taşıma ücretini, üretim maliyetini… Ve yine dönüp aynı soruyu soracağız: “Her şey neden bu kadar pahalı?”

Cevabı aslında hepimizin önünde duruyor. Motorin sadece aracın deposuna girmiyor. Motorin, ekonominin her damarından geçiyor. Bu nedenle beklenen zam gerçekleştiğinde tartışılması gereken yalnızca motorinin litre fiyatı değil, bu artışın üreticiye, esnafa ve vatandaşa nasıl yansıyacağı olmalı.

Çünkü zam pompada başlar ama faturası toplumun tamamına çıkar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER