Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Semih Tulay
Ahmet Semih Tulay

YILANTAŞ MEZAR ANITI

Frig Dönemi kaya anıtları yoğun olarak Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya illerinde yer alan ‘Frig Vadisi’nde görülürler. Frig Vadisi içindeki Göynüş Vadisi ise üç önemli anıtı barındırması nedeniyle önemli bir yere sahiptir. Bu anıtlardan biri olan ve halk arasında ‘Yılantaş’ olarak adlandırılan anıt, Aslantaş anıtının hemen 70 metre güney batısındaki kayalığın dönemecinde yer alır. Yılantaş anıtının Aslantaş’tan daha büyük ve daha görkemli olduğu mevcut kalıntılardan anlaşılmaktadır. Bu bir mezar anıtı olup, büyük bir odaya sahiptir. Cephe ve yan duvarlarında görkemli kabartmaların bulunduğunu bugün görülen  kalıntılardan anlıyoruz. Tüm bunlardan anıtın çok ünlü bir kişinin mezarı olarak yapıldığını söyleyebiliriz. Ne yazık ki bu anıt mezar, etkili doğa koşulları yanında büyük bir olasılıkla kuvvetli bir ya da birkaç deprem sonucunda temelinden çatlayıp parçalara ayrılarak dağılmıştır.

Anıt mezarın dış cephesinde Aslantaş’takilere benzer aslan kabartmaların bulunduğu anlaşılıyor. Ancak günümüze bu aslanlardan birinin büyük başı ile bir pençesi görülmektedir. Bu arada aslanların Friglerin ana tanrıçası Kybele’nin kutsal hayvanı olduğunu ve Frig sanatında sıklıkla kullanıldığını söylememiz gerekir.

Mezar, tek bir oda olarak kayaya oyulmuştur. Günümüzde yıkılan mezar odasının iç arka ve sol yan duvarları ana kaya üzerinde halen görülebilmektedir. Dış yüzeyinde büyük aslan kabartmalarının bulunduğu sağ yan duvar ve mezar girişinin kuzeye bakan ön yüzü parçalar halinde dağılmıştır.

Parçalanarak dağılan anıtta yapılan çalışmalar sonucu çizilen plana göre; odaya kuzey yönde bulunan 1,18 m yükseklik ve 0,76 m genişliğinde bir kapıdan girilir. Kareye yakın mezar odası 5-5,13×4,80 m ebadındadır. Odada ölülerin üzerine yatırıldığı kayaya oyulmuş güney ve batı yan duvarı boyunca uzanan, 2,32 ve 2,10 metre uzunluğunda ve 80 cm yüksekliğinde 2 sedir vardır. Girişe yakın sağ duvarda da küçük bir üçüncüsü varsa da boyutları ve bacak süslemelerinin iki sedirden farklı olması nedeniyle oturma yeri/koltuk olarak kabul edilmektedir. Kayaya oyulmuş 1,20 metre genişliğinde bir podyumda tavanı destekler durumda iki adet kısa ve kalın sütun vardır.

Yılantaş anıtı genel anlamda plan açısından ve ayrıntıları ile önemli bir anıt konumundadır. Ancak onu daha da önemli hale getiren sahip olduğu kabartmalardır. Mevcut kalıntılardan anlaşıldığına göre; anıtta mezar odasının iki yönünde büyük iki rölyef grubu bulunmaktadır. Aslanların olduğu tarafı batıya, savaşçıların olduğu tarafı kuzeye bakıyordu.

Mezar odası ve dış duvarlarını süsleyen kabartmaların durumu. Haspels, 1971- S.Tulay, 2023

Mezar odasının batı yöndeki dış duvarında uzattıkları pençelerini birbirine değdiren iki aslan kabartması bulunduğu saptanmıştır. Bugün gördüğümüz aslan başı bu aslanlardan birine aittir. Aslanlar, mevcut aslan başında görüldüğü üzere boyundaki ince oyulmuş bukleler, balıksırtı desenleri ve figürleriyle tanımlanmış olup, omuzda sekiz stilli bir işleme vardır. Aslan figürünün devasa ölçüde olduğu anlaşılmaktadır. Aslan başı kabartması tarafımdan 2,00 x 2,60 m olarak ölçülmüştür. Buradan ve eldeki bilgilerden yola çıkarak aslan figürlerinin yüksekliği yaklaşık 5,2 metreye ulaştığını söyleyebiliriz.

Mezar girişinin dış kuzey yüzünde, kapının her iki tarafında kapıyı korur durumda mızrakları, kaskları ve kalkanları ile devasa iki savaşçı kabartması yer alıyordu ki bunların tam boylarının 1,90 metre olduğu tahmin edilmektedir. Bu savaşçılar yere kapaklanan oda cephesinin altında olup, ancak blok altına altına girilerek zorlukla görülebiliyor. Bir fotoyu 2023 yılında sürünerek çekmiştim. Profilden tanımlanan savaşçılar miğferli, yuvarlak kalkanlı ve başlarının üstünde tuttukları mızrakla hamle yapar durumda tanımlanmışlardır.

 

Haspels tarafından alınan alçı rölyef. Allard Pierson Museum, Amsterdam

Başında sorguçlu miğferi belinde kısa palası, elinde kalkanı ve bir eliyle de başının üstünde tuttuğu mızrağı yılan saçlı Medusa’ya saplamaya hazır durumda gergin bedeniyle iyice seçilebilen savaşçı kabartması Frig yontu sanatının taşa işlenmiş şaheserlerinden biri sayılmaktadır.

MÖ 540 yılına tarihlenen ve çok önemli bir kişiye ait olduğu anlaşılan bu anıt mezarda kanımca yazıt da olması gerekir. Belki ileride yapılan araştırmalarda bulunabilir.

 Doğa olaylarına karşı yenilmiş durumda olan 2600 yıl öncesinden günümüze gelen bu görkemli anıtı gelecek kuşaklara sağlam olarak aktarmak kültürel bir görevdir. Anıtın ayağa kaldırılması ve korunması ile ilgili olarak Afyonkarahisar Belediyesi eski Kültür ve Sosyal İşler Müdürü değerli arkadaşım İhsan Akar’ın gayretli çalışmaları ve benim de katıldığım düşünceleri ne yazık ki hayata geçirilememiştir. Oysa bu düşünce gerçekleşse örnek bir çalışma olması yanında en güzel Frig anıtlarından biri ayağa kalkmış; bölge önemli kültürel ve turistik bir değere kavuşmuş olacaktı.

Koruma Önerisi: İleride yapılacak restorasyon çalışmalarına değin mevcut kalıntıların özellikle figürlerin korunması gereklidir. Aslan başının doğa olaylarından korunması için şimdilik bir sundurma ile koruma altına alınmasına acil gereksinim vardır. Ayrıca ziyaretçilerin aslan figürüne fazla yaklaşmalarını önlemek üzere etrafına bir demir korkuluk yapılması ve uyarı levhası konması faydalı olacaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER