LGS ve YKS’nin ardından gündemden düşmeyen sınav tartışmaları, tercih süreçleri aileler için de öğrenci için de çıkmaz bir hal almaya başlıyor. Sıralamanın yerleştirmeye etkisi, başarı puanları derken ailelerin kafası karmakarışık, birde bu durumu fırsat bilenler var ‘tercih danışmanları’ yılın bu zamanlarında ortaya çıkan ve yaptığı tek şeyin sınav sonucuna göre 3-5 okul önermek olan bu kişiler tabi ki bu danışmanlığı hayrına yapmıyor. MEB, ÖSYM, YÖK gibi kurumlar zaten oldukça açıklayıcı kılavuzlar yayınlıyorlar sayfalarca tercihlerin nasıl yapılması gerektiğini, neye göre yapılması gerektiğini anlatıyorlar veya mezun olduğu okullarda ki rehber öğretmenler de bu konuda oldukça yardımcı oluyor. Aslında ana konum bu değil de değinmeden de geçmek istemedim. Olayımız aslında kafa karışıklığı hem lise hem üniversite sınavına girmiş ve ortalama bir puan almış öğrenciler için bu söyleyeceklerim. Kafalar o kadar karışık ve umutlar o kadar az ki etrafımda bir çok kişinin ‘fark etmez’ dediğini duydum; ‘amaann fark etmez yazacağız birkaç tane gelen okula gideceğiz’ koca bir umutsuzluk barındırıyor bu cümle tek bir kişiden duysam neyse diyeceğim ama sayı 1-2 değil maalesef.
Adrese dayalı sistem var şimdi bir de lise adayları için sistemin yine nasıl işlediğini kimse bilmiyor ama dediğim gibi öğrenmek için gerekli kurumlar detaylı kılavuzları zaten yayınlıyorlar. Durumun en kısa özeti ne istediğini bilmemek… hangi mesleklere yatkılar, ilgi alanları ne veya ne yapmak istiyorlar bu kararın liseye geçerken verilmesi en doğrusu ama günümüzde bu üniversiteye geçerken belli oluyor hoş mezun olduğun mesleği de yapamıyorsun o da ayrı bir konu tabi. Koca bir kararsızlığın ortasında puanına göre sıralamasına göre tercihler yapılıyor lise öyle veya böyle bitiyor gidiyor. Zamanında kendimin de yaptığı ve şimdi pişman olduğum gibi öğrenciler lisenin çok çabuk biteceğini bilmiyorlar e bide ergenlik zamanları yeni arkadaşlıklar yeni bir düzen giriş gelişme sonuç derken üniversite de ne okumak istiyorlar meslek ne edinmek istiyorlar bilmiyorlar yine aynı şekilde ortalama bir puanla ortalama bir bölüm okuyup diplomayı alayım eğitim öğretim hayatım bir bitsin düşüncesi ile hoş geldin iş hayatı. Mezun olduğu bölüm ile alakası dahi olmayan diplomanın evdeki her hangi bir çekmecede beklediği bu gençlerimiz herhangi bir bilgi ve birikiminin olmadığı bir sektörden hayata atılıyorlar ve bu düzen böyle devam ediyor. Genelleme tabi ki yapmıyorum ben sınva giren milyonların sadece minik bir kısmına hitaben söylüyorum bunları yoksa ülkemizde şehrimizde çok güzel başarılar dereceler elde eden hedefi belli öğrenciler de var. Ya da babasının dükkanına geçecek, ailesinin işini devam ettirecek bir kesim de var tabiki.
Benim hitap etmeye çalıştığım kesimin sorunu ne istediğini bilmediği için ardından gelen pişmanlık hissinin olmaması, hayatımızın her alanında her gün birilerine tavsiyeler veririz ya da birileri sürekli gelir kulağına küpe olsun der benimde yaşça küçük kardeşlerime vermek istediğim bir sürü tavsiye, anlatmak istediğim bir sürü anım var ama dinlemeyeceklerini biliyorum yada saygıdan evet doğrusun deyip bildikleri yoldan devam edeceklerinden dolayı tek dileğim umarım eğitim hayatları ile ilgili pişmanlık yaşamazlar.
































YORUMLAR