Biliyorum sevgili okurlarım, bana biraz kırgınsınız, sizlerden uzak kaldım farkındayım. Mustafa Hocam bu aralar sadece voleybol ile yatıp kalkıyorsunuz diyerek sitemlerinizi hem görüyorum hem de az da olsa mesajlarınızı alıyorum. Ne deseniz haklısınız, bakın yine farklı bir konuda yeniden sizlerle birlikteyim.
Son aylarda televizyonlarda sosyal medyalarda gazetelerde akran zorbalığı konusunda haberleri görüyoruz. Bunu toplumsal bir sorun olarak da görebiliriz. Bunun önlemek için neler yapılmalı, nasıl başarılı oluruz diye düşünmemiz gerekli olduğuna inanan biriyim.
1970’li 80’li 90 yıllarda böylesine akran zorbalığı görmediğimiz gibi hiçbir şekilde kelime olarak duymadık. Ama ne yazık son yıllarda bunu küçük çocuklar, gençler arasında ne yazık ki duyuyoruz.
Belki de bu sadece bizim ülkemizin sorunu değil küresel bir sorun olarak ele alınmalı. Tüm ülkeler bu konu üzerinde çalışmalar yapması gerektiğine inanıyorum.
Geçtiğimiz günlerde Akran zorbalığı konusunda İstanbul Kağıthane ilçesinde bulunan Cevdet Şamıkoğlu ilk okulu Anasınıfı öğretmenleri Şenay Özkan ve Nilgün Temizel hanımların yürütmüş oldukları bir projeden bahsetti çok sevdiğim değerli bir kardeşim.

Projenin adı ‘’ DOSTÇA BİR DÜNYA’’ e Twinning akran zorbalığı. Twinning ne demek önce onu sizlere açmak isterim sevgili dostlarım.
Twinning eğitimde özellikle uzaktan eğitim veya yüksek öğretimde iş birliği anlamına gelen bir sözcük.
İki farklı kurumun ortak çalışması, ortak ders programları Veya çevrim içi platformlarda bir araya gelmesidir.
Burada ki amaç eğitim kalitesini artırmak, kültürel ve akademik etkileşimi teşvik etmek. Ülkelerdeki şehirler kültürel, ekonomik, sosyal ve teknik alanda iş birliği yapmasıdır. Şehirler arasında protokol imzalanarak kardeş şehir ( Twin cıty) oluşturulur ve ortak etkinlikler yapılabilir.
İki öğretmen arkadaşımızın hazırladığı proje amacı, okul öncesi dönemlerde ortaya çıkan akran zorbalığına dikkat çekmek, çocukların sosyal duygusal gelişimini destekleyerek sağlıklı iletişimlerini kazanmalarına katkı sağmaktır.
Proje kapsamında, erken genişlik empati, hoşgörü, problem çözme ve benlik saygısı gibi değerlerin kazandırılması hedeflenmekte, böylece zorbalıkların önlenmesi ve pozitif bir sınıf ikliminin kullanılması amaçlanmaktadır. Projeden Romanya ve Litvanya’dan ortaklar yürütülmektedir.
İşte böylesine güzel bir projeye imza atan Şenay Özkan ve Nilgün Temizel’i ben kendi adıma çok teşekkür ediyor ve kutluyorum.
Biliyor musunuz sevgili okurlarım böylesine yaratıcı projeler geleceğimiz olan bugünün çocukları olan bu değerlerimiz yarınlarda ülkeleri yönetecek insanlarımız olacaktır. Bu dünya için her bireyin yapacağı işler olduğunu biliyorum yeter ki aklımızı güzel düşünceler içerisinde olması için çalışalım.
Sevgi ve saygının olduğu yerde her şey güzel olur, bu anlamda sevgi ve saygılarımı sunarım sizlere.
Türk Mustafa
































YORUMLAR