Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Elif Sude Çaylak
Elif Sude Çaylak

İÇİNİ KEMİREN DUYGU: KISKANÇLIK MI?

İnsanların varlığından beri bir hazımsızlık içinde olduğu duygu kıskançlıktır. Duygu olarak adlandırılmamalıdır diye düşünüyorum ama ne yazık ki hemen hemen her insanda bulunan ve gün geçtikçe ağırlaşan bir yüktür. Hani deriz ya, “Bu duygu artık bana yük oluyor” diye, kıskançlık da böyle bir şeydir.

Fiziksel görünümden itibara, akademik başarıdan sosyal hayata kadar bir sınıflandırma içinde olduğumuzdan ömür boyu insanın kanında olacak bir duygudur kıskançlık. Bizde olanı fark etmeyip başkasındakine göz koymak, hatta gün geçtikçe yoluna taş koymaya kadar gider.

Başkalarının mutluluğuyla mutlu olmak, acısıyla hüzünlenmek dünyanın en iyi hislerinden biri olsa gerek. Fakat artık insan ilişkileri bu şekilde ilerlemiyor, keşke olsa fakat gittikçe artan bir kıskançlık söz konusu.

İkili ilişkilerde kıskançlık konusuna girmeyeceğim çünkü o zaten tamı tamına başka bir boyut. Asıl bahsetmek istediğim, insani duygulardan uzaklaşmak ve bütün hayatını kin ve haset içinde geçiren insanlar. Sende olmayan bir durum bir başkasında olabilir, bu durum gayet normaldir; bende olan bir şey sende olmayabilir, bu da aynı şekilde. Fakat bazı karakterler vardır ki istediği olana kadar ne sana huzur verir ne de kendine.

Kullandığımız kelimelerden, tuttuğumuz takımdan hatta en basitinden sevdiğimiz renge bile kendini sevmeye zorlayacak duruma geliyor insan. Peki bunun bir çözümü var mı? Ya da en başından bu durumu kıskançlık dışında nasıl adlandırabiliriz? Doyumsuzluk olabilir mi? Ya da “O kadar acınası bir haldesin ki asla sahip olamayacağın şeyleri kendine hedef belirleyip bütün hayatını boşa geçireceksin” de denilebilir kaba tabirle. Ama diyemiyoruz.

Ele almamız gereken bir diğer durum da kıskandırmaya çalışanlar; bile bile kasıtlı olarak yaşadığı hayattan (genellikle pahalılıkla övünülen) bahsetmeleri, defalarca üst üste… Bu konuda çok da bir şey demeye gerek yok, insan kendini belli ediyor zaten.

Kıskanç Mısın Yoksa Sadece İstiyor Musun?

Kıskanmak ve istemek arasında hiçbir benzerlik yok desek yeridir. Ama anlamlandırmak için kısaca şu şekilde özetleyebiliriz, örneğin, “Kıyafetin çok güzelmiş, nereden aldın? Ben de sahip olmak isterim!” dersen, istiyorsundur ve bunda art niyet aranmaz. Ama burun kıvırıp, “Giyecek başka bir şey bulamadın mı?” gibi ithamda bulunursan, üstüne gidip o parçayı satın alırsan, kıskançsındır.

Başkasında olan bir şeyi istemek ve ona sahip olmak doğal bir şeydir ama her şeye sahip olamayız. Aile, sosyal hayat, özgüven gibi unsurlar buna dahildir.

Umarım kimse hayatını haset ve kin içinde, asla sahip olamayacağı bir yolda yürümez; yoksa ömür boyu vizyonsuzlukla anılmakla beraber, karakterinden oldukça ödün verecektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER