Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İbrahim Tomtom
İbrahim Tomtom

KASAP BEKİR DİYAR 

Yiğit namıyla anılır. Kasap Bekir Diyar amcam ile tanışıklığım gazlıgöl caddesine kasap dükkanı açması ile başladı.
Babam rahmetlik daha öncelerinden tanır, arkadaşlıkları varmış. Evimiz ile dükkan arasındaki yolda olunca alışverişimizi de Bekir amcamdan yapmaya devam etmiştik.
Bekir amca etrafındaki olaylara sessiz kalmayıp, tosbağa gibi başını içeri çekip ne eden etsin demeyip müdahil olup ortalığı düzeltmeye çalışan bir insan olduğu için etrafında deli mi bu derken adı deli Bekire çıkmış açık yürekli kaba saba görünüşün altında yumuşacık yufka kalpli gerektiğinde aslan gibi kükreyen sesini yükselttiğinde sesi mahallenin öbür ucundan duyulabilen naif bir insandı.
Ehlizoğlu Mehmet amcam gibi Bekir amcamı da çok severdim.
Çarşıdan geçerken muhakkak uğrar babam hayattayken de babam vefat ettikten sonra da hasbihal ederdik.
Bildiğim kadarıyla üç oğlu vardı İbrahim, Hacı Mehmet ve Şükrü.
Evimizin ihtiyaçlarını görürken oğlu şükrü’ye amcan ne istiyorsa onun istediği yerden ver diye emrederdi.
Diğer oğullarından İbrahim Okul müdürlüğü diğer oğlu da aynı zamanda da bizim de tezgahımızdan geçmiş beyefendi bir oto tamircisi idi.
Bekir amcalarla ilgili birçok hatıram var ama bizi ailecek etkileyen aylarca ağlatan halen dahi aklımıza geldikçe hüzünlendiren bir hadiseyi anlatacağım.
Hangi yıldı hatırlamıyorum. Kurban bayramıydı o yıl Bekir amcam Hacca gitmişti.
Kurbanı Bekir amcamların avluda kesiyoruz. O kadar hızlı hareket ediyorlar ki. Babam bir ara İbrahim’e oğlum biraz yavaş olun nazar değecek dedi. Tamam amca dedi. Biraz yavaşladılar. Bu arada babam Felak, Nas, Ayetel Kürsiyi aralıksız okuyor üzerlerine üflüyordu. O gün kazasızca atlatıldı. Üçüncü gündü sanırım kasap dükkanı açık ama kimse yok. Etraftakilere sordum. Hacı Mehmet’in vefat ettiğini söylediler. Arızalanan bir otobüsü tamire şükrü ile birlikte gitmişler. Her türlü önlemi aldığı halde otobüsün şanzımanı göğsüne inmiş.
Babamın haberi olunca hemen koştuk ama giden gitmişti.
Bekir amca Hacdan gelinceye kadar beklediler. O günden sonra Bekir amcam eskisi değildi, yüzü hiç gülmedi. Evlat acısı çok zordu… Zaman zaman karşılaşıyor hatta İbrahim beyle veya Şükrü kardeşimle selam gönderiyor selam alıyordum.  Biz el iken dayanamadık babam bazen gözlerinde yaşlarla ağlardı. Akşamları oradan geçerken Fatihasız geçmez Demiryalayan’a kadar okurduk.
Daha sonraları çok hayırsever kapısına geleni çevirmeyen bir insan olduğunu öğrendik Hacı Mehmet’in…
Allah rahmet eylesin. Kabri nur olsun.
Bekir amcayı en son bastonuyla çok zor yürüyerek bizim dükkâna doğru yaklaşırken görmüştüm. Hemen elinden tutup oturttum. Bir şeyler ikram etmek istedim. Oğlum bir ev düzeltme işi var oraya yetişmem lazım dedi. Arabaya bindirip gideceği yerin yakınına kadar götürdüm. Nereye gittiğini bilmemi istemediği ifşa etmek istemediği için beni şurada indiriver oğlum dedi. İndirdim. Ben devam ettim muhtemelen benim araba köşeyi döndükten sonra gideceği yere devam etti.
İşte Bekir amca böyle bir insandı. Gerektiğinde gür sesiyle etrafı titreten yeri gelince de yumuşacık sesiyle insanların gönlüne giren, insanların küs kalmasını istemeyen ara düzleyici, bilgili ve görgülü bir insandı. O kasap esnafının Deli Bekiriydi.
Delimiydi Velimiydi Onu ben bilmem, Allah bilir ama Bekir amca çok iyi bir insandı. Önemli olan arkasından iyi dedirtebilmek değil mi?
Bol oyunculu bir tiyatro gibi geçen hayatımızda bu güzel rolleri üstlenen insanlar hayatımızda önemli yer teşkil ettiler. Başrol oynadılar. Rollerini en iyi şekilde icra ettiler. Dualarla Dünya adı verilen sahneden çekildiler. Hepsine Allah’tan rahmet dilerim.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER