Beter Hasan dedik mi evlerde banyo kazanlarının olduğu daha şofbenlerin evlere girmediği zamanlarda eskilerden herkesin bildiği bir zanaatkardı.
İşyeri küçük demirciler geçidi Zülali camii basın caddesinden köşe taraf idi. Dükkanında banyo kazanı ve sobası imal ve tamir eder aynı zamanda dışarıdan gelen sarı kaynağı adını verdiğimiz sert lehimleme işi yapardı.
Eskilerde Banyo kazanı her evde olmaz olan evler lüks sayılırdı. Ahşap evlerin çoğunda banyo olmaz gusulhane olur ocakta ısınan suyla yıkanılırdı.
Yeni yapılan beton binalarla birlikte evlere banyo girmiş ve banyolara da banyo kazanı yaptırılmış hamam gibi sıcak ve sürekli sıcak suyun teminiyle hamama gitmeyi ortadan kaldırmıştı.
Bu gün her evde olan banyoya o tarihlerde lüks olarak bakılırdı.
İşte tam o tarihlerde beter Hasan amcam evlere bakır saçtan banyo kazanı yapardı üç türlü banyo kazanı vardı içi demir saçtan olup doğrudan şebekeye takılan bu günkü termosifon mantığı ile çalışan (pek tutulmadı),İçerden duman giderli olan tamamı bakır ortadan bacaya direk bağlı olan; bu modelde fazla tutulmadı zira sobası sürekli odunla beslenmesi gerekiyor dumanı ortadan çıktığı için banyoyu da fazla ısıtmazdı. En çok tutulan model de bakır haznenin dışında bir sacdan gömlek olan ve dumanı bakır kazan ve sacın arasından giden modeldi. Hasan amca yeni yaptığında aman ha birkaç defa bakır isleninceye kadar sadece odunla ısıtın çırasız olsun kömür kullanırsanız ömrü kısa olur derdi. Yaptığı kazanlarda kazanın yaklaşık bir metre üzerinde de yedek deposu olur ayrıca tesisatta kaynama genleşme borusu da bu yedek deponun içine gelecek şekilde takılırdı. Yedek depo bir şamandıra vasıtasıyla su tesisatına bağlanırdı.
Beter Hasan amcam bütün esnaf tarafından sevilen sayılan bir isimdi. Son zamanlarına kadar o küçücük dükkanında çalışmasa da oturmaya gelirdi. Kısa boylu hızlı konuşan iddialaşmaya gelmeyen dediğim dedik bir kişiydi. Çabuk kızardı. Onun için belki de Beter lakabı takılmıştı. Hemen karşısında ve yanlarında sobacı yumuklar vardı. Çarşının sevilen renkli kişilerindendi. Beter Hasan babasının yanında namıdiğer Kambur Orhan Tunçok ile birlikte zanaat öğrenmişler( Orhan Tunçok’un oğlu Şükrü Tunçok’dan alınmıştır). Babasının dükkanı da Hasan amcanın karşısındaymış. Babası küçük denecek yaşlarda vefat edince küçük demirci Altıntaş kardeşler hıltar kullap menteşe yaparken; hasan amcada babasının işini devam ettirmiş. Bir nevi Altıntaş kardeşler beter hasan amcayı gözetlemişler.(Oğlu Mustafa Erdemirden alınmıştır)
Tevekkeli değil Beter Hasan ile Kambur Orhanın huyları, işçilikleri, işe karşı inatçılıkları da birbirine çok yakındı. İkisi de iyi yetişmiş zanaatkarlardı. Aynı zamanda dediğim dediklerdi. Bildikleri ustalarından öğrendikleri bir hususta değişik fikirlere açık değillerdi. İşin her zaman en doğrusunu hakkını vererek yaparlar, kolaya kaçmazlardı.Babam bazen oğlum git hasan amcana şunu söyle veya iş yaptırdıysa şu parayı ver de gel derdi giderdim. Çok pozitif bir insandı. Tek kusuru önceden de belirttiğim gibi çabuk sinirlenir. Sinirli değilse bile bizlere öyle gelirdi.
Mustafa ve Sabri isminde iki oğlu vardır. Oğulları babalarının yanında mesleğini öğrendiler ancak farklı meslekte karar kıldılar.
Yaptığı işler kaliteli olur kimseyi kandırmaz yaptığı sarı kaynağı (sert lehim) mehlem gibi olur onun kaynattığı yerden bir daha su kaçağı olmazdı. İşi de kendiside on numara bir insandı.
İlerde bu şekilde anılmak istiyorsak bizlerinde yaptığımız işi hakkını vererek yapmamız gerekir.
Keşke herkes bu güne kadar yazdığım ustalarımız gibi işlerine titiz olsalar. Babam oğlum titiz çabuk sinirlenen insanlar işlerine de titiz olur derdi.
Yaptığı işler başkalarına göre iki katı süre giderdi.
Nur içinde yatsınlar onlar bizlere iyi örnek oldular. Ne iş yaparsan yap hakkını vermeyi öğrettiler.
Zannediyorum ki halen daha Hasan amcamın yaptığı kazanlar bazı evlerde kullanılıyordur.

































YORUMLAR