İçimizin dışımızın sosyal medya olduğu zamanların zirvelerini yaşıyor olabiliriz. Eskiden arkadaşlarımızla bir araya geldiğimiz günleri, keyifli vakit geçirdiğimiz anları fotoğraflar hatıra kalsın diye sosyal medya hesaplarımızda paylaşırdık. Sonra işlerin rengi değişmeye başladı. İçtiğimiz kahvenin fotoğrafı, yediğimiz yemek derken eve yeni aldığımız eşya, komşuya götürdüğümüz bir dilim keki paylaşır olduk, e tabi gösterişi de sevmeye başlayınca filanca marka çantayı, bilmem kaç bin liralık mutfak eşyası almayı göstermeyi normalleştirdik toplumca, e her şeyi olduğu gibi 🙂 Bu da yeterli gelmedi sanırım ki çünkü o kadar ilerlettik ki bu mevzuları kuaföre gittiğimizi, araba kullandığımız anları, çöp atmaya giden eşimizi sergiler olduk ve bunları ciddiyet taşıyarak yaptık. Dijital içerik üretmek bir noktada bana olumlu geliyor insanların komik parodiler, minik videolar veya eğlenceli içerikler çıkarması hem çekerken hem izlerken kafa dağıtan videoyu çekeni de izleyeni de biraz olsun gülümseten bir durum benim açımdan. Ben olayın önüne geçilemez tarafındayım, aldığımızı yediğimizi paylaştığımız yetmedi yaptığımız yardımı verdiğimiz sadakayı millete gösterir olduk. Durumlar bu noktalara evrilirken birde satılan, pazarlanan ürünler çıktı ortaya, tavsiye edilen cilt bakım ürünleri, saç dökmesine karşı şampuanlar el kremleri ayak kremleri derken tepeden tırnağa ihtiyacımız olan ürünlere bile sosyal medyadan bakmaya başladık. Eczaneye danışmak bildiğin markanın içeriğini internet üzerinden okumaktansa birkaç kişinin ben kullandım demesi öneriyorum, tavsiye ediyorum, yok indirimde mutlaka alın demesine kanar aldanır olduk. En kötüsü de ne içerdiğini araştırmadan sürdük yüzümüze gözümüze hiç düşünmedik benim cildim kuru mu yağlı mı bunun içindeki bilmem ne maddesi bilmem ne asidi bana iyi gelir mi etkileri bana uyumlu mu demeden hoop bocaladık suratımıza… hoş geldin sivilceler, hoş geldin deri problemleri derken bu sorunları bide değişken havalara yıktık dış etkenlere iş yerinde aile veya arkadaş çevremizde yaşadığımız problemlere bulduk kabahati; havalar bir sıcak bir soğuk cildim çok kurudu, ailemle problemlerim var stresten saçlarım dökülüyor, iş yerinde kötü bir hafta geçirdim göz altlarım morardı… Etkisiz mi değil bunlar da birer etken ama güzel kardeşim sen her şeyi aldın döktün kafandan aşağı havayı suyu bahane etme kendine. Ben işin bu kısmındayım açıkçası, o kadar sosyal medyasız nefes alamaz hale geldik sosyal medya platformlarından birinde kısa süreli erişim sorunu olmuştu geçtiğimiz senelerde o süre içinde aldığı kıyafeti giymeyen, aldığı eşyayı kullanmayan hatta ambalajından bile çıkartmayan insanlar oldu. nedenmiş? Sosyal medyada video çekerek açacakmış. Dışarıda kahve içmek için çıkan insan telefonunun şarjı yoksa o kahveyi içmiyor fotoğrafını çekemem diye yada yanındaki arkadaşından istiyor bir şunu çeksene. Toplumca paylaşım delisi olduk yüzde yüz genelleme yapmayayım ama genelimiz seviyoruz bu işleri. Her şey olduğu gibi bu da dozunda yaşanmalı, aldığımız çiçeği, arkadaşlarımızla çekindiğimiz fotoğrafı gittiğimiz yerdeki doğa manzarasını paylaşmak ne kadar normalse, filancanın evine aldığı kırlent kılıfını paylaşması da bence o kadar anormal. Eee ne yapacağız? Vallahi hiçbir şey yapamayız gördüğünüz fotoğrafları beğenin geçin, her gördüğünüzü ürünü de satın alıp yüzünüze gözünüze boca etmeyin.
YAZARLAR
TÜMÜ































YORUMLAR