Bilanço Savaşlarında Ateşkes: 2026’da Enflasyon Muhasebesine Veda
Ekonomi yönetiminin “dezenflasyon süreci” kararlılığı, mali tablolarda da karşılığını buldu. 2023 yılı sonunda hayatımıza giren ve 2024 boyunca iş dünyasının, özellikle de KOBİ’lerin adeta “kabusuna” dönüşen enflasyon muhasebesi, 2026 yılında (ve beraberinde 2025 ile 2027 yıllarında) uygulanmayacak. TBMM’den geçen son yasa teklifiyle, Vergi Usul Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 37”, bu zorunluluğu üç yıl süreyle rafa kaldırdı.
Neden Vazgeçildi?
Aslında enflasyon muhasebesi, teoride mali tabloların yüksek enflasyon karşısında erimesini önleyen, “şeffaf” bir araçtır. Ancak Türkiye’de uygulama, amacından biraz saptı. İş dünyasından yükselen itirazların temelinde üç ana neden vardı:
- Fiktif Vergiler: Öz sermayesi zayıf ama varlığı olan işletmeler, henüz realize etmedikleri (satmadıkları) kıymetlerin “kağıt üzerindeki” değer artışı nedeniyle ek vergi yüküyle karşılaştı.
- Operasyonel Yük: Muhasebe departmanları ve mali müşavirler için süreç tam bir karmaşaya dönüştü. Her geçici vergi döneminde yapılan karmaşık hesaplamalar, hata riskini ve maliyetleri artırdı.
- Yatırım İştahının Kırılması: Henüz nakit akışı sağlamamış yatırımların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması, sanayicinin yeni yatırım iştahını frenledi.
2026’da Bizi Ne Bekliyor?
Bu kararla birlikte, 2026 yılı hesap döneminde (ve özel hesap dönemi olanlar için ilgili dönemlerde) mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacak.
- Bankalar ve Finans Kuruluşları: BDDK zaten Aralık 2025 kararıyla bankaların bu uygulamadan muaf tutulacağını açıklamıştı. Yeni yasayla bu durum tüm reel sektöre yayıldı.
- KOBİ’ler İçin Nefes Alanı: Finansal yapısı kırılgan olan küçük işletmeler, ödemek zorunda kaldıkları “enflasyon vergisinden” kurtulmuş olacak.
- İstisna: Münhasıran işlenmiş altın ve gümüş alım-satımı yapanlar gibi bazı özel gruplar bu ertelemenin dışında tutulabilir, ancak genel ticaret erbabı için “eski usul” maliyet esaslı muhasebeye geri dönülüyor.
Sonuç Olarak
Hükümetin bu hamlesi, reel sektörün nakit akışını koruma ve operasyonel yükü hafifletme amacı taşıyor. Enflasyonun 2026’da %20’li bantlara gerileyeceği öngörüsüyle, “şartlar oluşsa dahi” bu uygulamanın askıya alınması, ekonomideki normalleşme çabalarının bir parçası.
Ancak unutulmamalı: Enflasyon muhasebesinin kalkması, enflasyonun bittiği anlamına gelmiyor. Şirketler artık kağıt üzerindeki vergi yükünden kurtulacak olsa da, gerçek karlılıklarını ölçmek için kendi iç raporlamalarında bu analizi yapmaya devam etmeliler. Aksi halde, “kar ettim” derken sermayeden yemek işten bile değil.
































YORUMLAR