Ana Sayfa Arama Video
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
İsmail Akar
İsmail Akar

PARA VE İNSAN

Türkiye fonu konuşurken borsayı unutuyor. Borsa dibe vurdu ve milyonlarca kişinin hayali gitti.

Şimdi haklı olarak şu sorular sıralanıyor. Göz göre göre kriz gelirken sorumlu ve denetleyen kurumlara, “neden zamanında müdahale etmediniz” diye soruluyor.

Fonun değeri gerçeği yansıtıyor muydu?

Risk yatırımcıya açıkça anlatıldı mı?

İçerideki bilgi bazılarına ayrıcalık sağladı mı?

Denetlemekle görevli olanlar görevini yaptı mı? Ve parasını fonlara yatıranlar risk ortaya çıktığı halde neden bunlardan çıkmadı? Neden daha fazlasını kazanmak için bekledi? Siyasetin göbeğinde olanların fırsatçılık yapması vb. Bu sorulara cevap aranıyor.

YAZAR KASA ATILMASINI UNUTMA

İşte böyle bir ortamda ekonomi bilgisine inandığım borsa ve fonda parası olmayan sürekli üretime yatırım yapan ve yapmaya da devam eden bir işadamı ile sohbet ediyoruz. ‘Herkes fonu konuşurken borsayı atlama borsaya bak… Borsada giden devasa bir rakam var. Bu en az 5 milyon kişiyi etkiledi. Mesela ilimizde küçük veya orta boy tasarrufçu fon yerine borsa da battı. 100 lirası olan balon patlatınca parası 40/50 liraya düştü. Utancından kimseye bir şey diyemiyor. Hatta saklıyor borsa mağduru olduğunu Afyon verimli bir şehir böyle çok kişi var’ diyor.

Sordum, ‘Abi bu ülke banker krizi yaşadı.Batık bankalar borcunu ödedi. Dünya ekonomik krizi ve pandemi krizinden az hasarlı çıktık. Hatta büyük depremlerden sonra bile toparlandık ve ayağa kalktık. Bunu da atlatır mıyız?’

Dostum başını iki yana salladı. Zor ama imkansız değil. Burada etkilenen insanların yakınları akrabalarını da düşün 15 milyon eder. Ki bu kadar insanın hayalleri hayali kâğıtlar ile çalındı. Çalınan paraların bir kısmı yurt dışına uçtu. Dedim ki peki sosyal ve ekonomik açmazın sandığa yansıması nasıl olur?

Dedi ki yaşın müsait 25 sene önce bir yazar kasa atıldı. O gün iktidar olan DSP MHP ANAP koalisyon partileri baraj altında kaldı.

İnsanımız cebine bakar. Bireysel çıkarı ve beklentisini önceler. En bariz örneği yerel seçimdi. EYT çıktı ama emekli dar gelirli ekonomik kıskaç olunca sandıkta muhalefeti tercih etti. Bu yüzden iktidar dikkatli olmalı.

Sohbet uzun uzun devam etti. Biz bugüne dönelim. Şimdi doğrusunu isterseniz böylesi düzende hayali sermaye diye bir kavram var. Yani Kapitalin fabrikaya, makineye, üretime ve emeğe girmeden; para piyasalarında el değiştirerek, mali kâğıtlar üzerinden kendi kendini şişirmesi.

Sermaye, gerçek üretimden kopup kâğıt üzerindeki değer artışından çoğalmaya başladığında, amaç artık mal üretmek değil, paradan/kâğıttan para kazanmaktır…

İSLAMDA TİCARET

Son günlerde yine ‘Faiz günah’ diyerek vatandaşın kar payına dönelmesinden ötürü İslam’da ticaret nedir? Bu sorunun cevabı için dinimizde ticaret ve yöntemlerine baktım… İslam dini, ticareti bireyin vicdanına bırakmadı.

Kurallar koydu. O kurallara uyulmasını denetlediğini de görüyoruz. Bakın 6. YY tarım var. Ticaret var. Ortaklık var…  Borç var…  Vadeli alışveriş var… Kervanlar var… Hatta sermayesini başkasına verip ticaret yaptıranlar dahi var. İslam’da ticari anlaşmazlıklar kabile düzeninin töresi içinde çözüldü,  siyasi ve ticari meseleleri Darünnedve/danışma meclisinde çözüm aranıyordu.

Farklı kabilelerden iki tüccar borç ilişkisi veya kervan yüzlerce kilometre uzağa gittiğinde, güçlü olan zayıfın hakkını yediğinde ‘kabile hukuku’ var. Kadı var. Ve kadının hükmü harfiyen uygulanıyor.

Yani haksıza suçluya ceza veren doğru dürüst ticareti önceleyen bir olgu…

Peki bugün yaşananlara çözüm.

Bir:  Bu cebellesi edilen paralar kuruşuna kadar geri alınmalı. Hatta faizi ile alınmalı.

İki: Bu sistemin içindekilerin tüm mal varlıklarına el konmalı. Dondurulmak değil birinci derece yakınları da dahil menkul ve gayrimenküllere el koyup satılıp oluşacak havuza konmalı.

Üç: Görevini ihmal edenlerde dahil yargıya teslim edilmesi gerekir.

Dört: Bankalar krizi Banker Krizindeki gibi küçük tasarrufçu öncelikli ödeme olacağı beklentisi var. Fakat buharlaşan para ve mağdur çok. Bu yüzden paraları hak sahiplerine ödeme yerine kiraya verilecek köprülerden tahvil verilebilir.

Beş: En önemlisi ise piyasaya güven acilen sağlanmalı.

Hayal ve kağıt satmak yerine üretime ağırlık verilmeli. Bunun içinde daha fazla denetim ve daha fazla demokrasi şart.

Son söz

Paranın insana hüküm sürmesi değil insanın paraya hükmetmesi lazım Mutlu ve aydınlık yarınlara…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER