Tüfekçi kadir usta Afyonumuzun en kıymetli ustalarından birisi idi.
Yapılmayanı götür o yapar daktilo kilit aklınıza ne gelirse zanaat okulu mezunu çok zeki bir ustamızdı. Benim gözümden baktığımızda döneminin en iyi zanaatkarı ve evliyasıydı başkasının hiçbir şeyinde gözü olmayan, herkese yardımcı olmaya çalışan özellikle Allah’ı seven Allah’ında onu çok sevdiğine inandığım bir ustamızdı. Sanayici esnaf Galip ve Mehmet ustalarımızın da babalarıdır. Sizlere bu yazımda babamla aralarında geçen bir hadiseyi anlatacağım.
Anlatacağım hadise tamamen gerçektir.
Babam Demirciliği bıraktıktan sonra çalışmaya bir süre ara verdi . Bu günkü dükkânımızda bir yazıhane yaptık (bina kerpiç iken) orada vaktini alırdı.
Radyoda Diyanet hac kayıtları başladı haberini duyuyor hacca kayıt oluyor. Hac mevsimi yaklaşınca adet üzere esnaf ile tanıdıklarla helâlaşmaya dolaşırken Kadir ustamızın dükkânına girip girmemekle tereddüt ediyor. Babam rahmetlik biraz ham sofu, Kadir amcamda içki kullanırdı. (O güne kadar herhangi bir alavereleri olmamış .) Aslında girmekte istemiyor fakat gönlünü alma noktasında gireyim diyor. Aynı olayı Kadir amcam hacı bey tereddüt etti girip girmemekte duraksadı sonra dükkâna girdi derdi. Babam Kadir usta Allah nasip eder ise Hacca gidiyorum birbirimizde hakkımız yok sen de biliyorsun ama yine de seni çiğneyip geçmek istemedim Hakkın varsa helal et bende de hakkım var ise helal olsun diyor bu arada dükkânda anason kokusu var gözleriyle de etrafa ister istemez bakıyor. Kadir amcam içinden adam neyle uğraşıyor biz neyle diyerek müptelalığından dolayı kendi kendine hüzünleniyor. Babam arkasını dönüp dükkândan çıkacakken. Kadir amcam hacı bey benim için orada şu illetten kurtulmam için dua ediver diyor.
Babam unuturum söz veremem diyor. Ayrılmak için dışarıya adım atacakken Kadir amcam ‘gözünün önüne Arafat’ta testiden boşanırcasına yağmur yağdığı geliyor ‘ Hacı bey bir dakika diyor babam geri dönüyor. Arafat’ta vakfede iken yağmur yağacak diyor o zaman hatırına gelecek diyor.Tabii olarak ilk defa Peygamber efendimizin mescidini görmenin verdiği mutluluk ve o beldede ve Kabe de ki heyecan vazife ve ibadetlerin verdiği haz ile babamın değimiyle o kadar güzeldi ki kendi çocuklarımızı unutmuştuk o kadar ibadete dalmıştık diyor. Neyse lafı uzatmayalım.
Arife günü Arafat’ta vakfede iken testiden boşanırcasına yağmur yağıyor. Babamın aklına kadir Ustamız geliyor çadırdan çıkıyor o yağmurun altında ellerini semaya kaldırıp Kadir amcam için dua ediyor. Oradaki refikleri hacı bey ne yapıyorsun diyorlar. Babam da hadiseyi onlara anlatıyor. Asım amca(palalı) Allah Allah diyerek hayretini belirtiyor.
Hacdan döndüğünde babamın ilk anlattığı olay ve dükkâna çıktığında ilk ziyaret ettiği kişi Kadir Amcamdı. O günden sonra Kadir amcam tamamen içki illetinden kurtuldu. Babamda çok sıkı dost oldular . Birbirlerini çok sık ziyaret ettiler.
Kadir amcam Kalp gözü açık bir insandı. Bir çok fevkaladeliğine şahit oldum . Sağdıcım Galip de Mehmet’te bu fevkaledeliklere şahittir. Allahın sıfatlarını özellikle Hâlîk sıfatını bu güne kadar ondan daha iyi ispatlı delilli Yaradılanlarla anlatan ikinci bir kişi görmedim.
Allah Babamın Kadir amcamın ve ebediyete irtihal etmiş tüm geçmişlerimizin kabirlerini Nûr Mekanlarını Cennet Bahçelerinden bir Bahçe olsun. Allah rahmetiyle muamele etsin.
































Pek kıymetli ibrahim hocam rahmetli babanız hacı Ustamız bizlerinde esnaf babasıydı kendisiyle komşuluk vesilesiyle karşı karşıya idik her görerek hemde konuşarak hayata dair çok şey borçluyuz (bazen derin düşünce bazen tebessüm ediyorum) kabri nur mekanı cennet olsun inşaallah.