1- Tüfekçi ZEKİ Usta
ZEKİ YİT namıdiğer Tüfekçi ZEKİ Yemende uzun yıllar harp etmiş Osmanlı mülazımlarından Ali GALİP ‘in iki oğlundan büyük olanıdır. Diğeri Tüfekçi KADİR Ustadır.
Gençliğinde elde tüfek imalatı yapmış ve yaptığı tüfeklerle nam salmış zanaatkarlardandır . Araba direksiyon milinden namlu yaparlarmış. Biz son zamanlarına yetiştik . Tüfek tamiri yanında en ufak bir vidasından yayına tetiğine kadar dükkanındaki torna yardımıyla ve mengenesinde elde eğe ile işleyerek köstebek tabancası yapardı . Yapardı da en ufak ayrıntısına kadar dikkat ederdi. Yaptığı köstebek tabancalarının ahşap kısımlarını güzelce boyar metal kısımları ısıl işlemle paslanmayacak şekilde renklendirir. İşyerinin camekan kısmına koyardı. Eski tüfeklerin dipciğine kadar elde yapar en iyi şekilde çalıştırır müşteriye teslim ederdi. Özellikle yaylara ispirtolu pamuğu yakarak su vermesi sertleştirmesi ayrı bir ustalıktı. Yaptığı yaylar ilk konumunu kesinlikle değiştirmez taktığı yerde uzun yıllar görevini yapardı. Sağdıcım Galip de torna işi olduğu zaman yanına gider tornayı kullanırdı tornasına kalemin ucundan(Tornanın metali kestiği ucu) bir çapak düşse fırça ile hemen temizler kalemden titreşim sesi çıksa Neediyon diye sesini yükseltirdi. Tornasına gözü gibi bakardı . Bu arada sigarayı yakmadan gün boyunca dudağında tutar ama içmez di.
Yakın gözlükleri burnunun ucuna gelmiş uzun süre dudaklarının arasında olduğundan tütünün rengi dışarıya çıkmış sigarasıyla konuşurken yakın gözlüğünün üzerinden bakan orta boylu etrafından sevilen ve sayılan sevimli bir ustamızdı.
Şaka yapmayı severdi. Bir defasında kaleye doğru bakarak düştü düşüyor diye etrafında bir kalabalık oluşturmuş gördün mü sende gördün mü gördüm görmedim sesleri arasından çekilip kenardan o kalabalığı seyredip güler arada bir de ne gördüklerini sorardı. Şakacıydı.
Yeğeni sadıcım Galip de çok şakacıydı hatta bir defasında annen o sadıcının yanına gitme huyun değişiyor demişti.
Bir gün yine Zeki ustamızın yanına sağdıcım Galip ustayla gidiyoruz sadıç amcamı korkutalım dedi dedi de Zeki Amca da Şekerden başlayarak birçok rahatsızlık var ne olur ne olmaz diye boğazımı kazıyormuş gibi ses çıkararak geldiğimizi haber vermek istedim. Galibin amcamı korkutalım sözlerini duymuş duymuş olmalı ki vaaayy beni çok korkuttunuz hasta yaşlı bir insanı korkutmaya utanmıyormusunuz diye yaygara koparmış ve uzun süre mahcubiyetimi atamamıştım. Daha sonraları sağdıcım bıyık altından gülerek amcam bilerek yaptı biz ona şaka yapacakken o bize yaptı demişti.
Etrafındaki genç esnaflara kendi yaptığı çelik tırnak keskilerinden hediye eder hatıram olsun derdi. Bende de bir tane hatırası tırnak keskisi takım sandığımda kaybolmasın diye saklıyorum.
Madeni sanatkarlar odası ve kredi kefalet kooperatifi kurucu üyelerinden idi.
En son işyerini boşaltırken sağdıcımla beraberdik Tornasını Asansörcü Tamiscilerin Şükrü ustaya satılmış diğer malzemeleri de sağdıcımın dükkanının en güzide köşesine taşımıştık.
Ali isminde İstanbul’da büyük bir firma sahibi başarılı Makine mühendisi bir oğlu ve iki kızı vardır.
Birçok hatıralarımız vardı günde en az bir defa ziyaret eder çarşıdan ihtiyaçlarını görürdük.
Vefatında Afyonda cenazeye katılımı en yoğun üç dört kişiden birisiydi.
Bu ustalarımız Afyonumuzda yaptıkları işlerle nam salmış ustalarımızdı. Mezarlarında rahat uyusunlar. Mekanı Cennet olsun.
































YORUMLAR